MUBI, 2026 yılına özel olarak, modern sinemanın klasiklerinden başlayıp çağdaş yönetmenlerin öne çıkan eserlerine uzanan, 40 filmden oluşan kapsamlı bir seçki sunacak. Bu zengin koleksiyon, sinemaseverlere geniş bir yelpazede deneyim sunmayı amaçlıyor. Seçkide öne çıkan yapımlar arasında, Jennifer Lawrence ve Robert Pattinson’ın başrollerde yer aldığı Lynne Ramsay’nin yönettiği “Geber Aşkım (Die My Love)” yer alıyor ve yılın ilk ayında platformda seyirciyle buluşacak. Bu film, karmaşık bir ilişki hikayesini, romantik klasiklerden unutulmaz yönetmenlerin ilk filmlerine kadar uzanan bir zaman çizelgesiyle birleştiriyor.
Seçkide yer alan diğer dikkat çekici filmler arasında, Vietnamlı yönetmen Minh Quý Trương’un “VİỆT VE NAM” (2024) bulunuyor. Bu film, iki genç madencinin hikayesi üzerinden aşk, kimlik ve kayıp duygularını şiirsel bir dille ele alıyor ve Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde prömiyer yapmış. Lucrecia Martel’in 2001 Berlin Film Festivali’nde Alfred Bauer Ödülü’nü kazanan “BATAKLIK” (LA CIÉNAGA) da seçkide yer alıyor. Bu film, Arjantinli bir ailenin gündelik hayatını benzersiz bir atmosferde aktararak sınıfsal çürüme ve toplumsal çözülmeyi gözler önüne seriyor.
Animasyon dünyasından ise Haruki Murakami’nin kısa öykülerinden uyarlanan “KÖR SÖĞÜT, UYUYAN KADIN” (SAULES AVEUGLES, FEMME ENDORMIE) (2022) öne çıkıyor. Bu film, 2011 Japonya depreminin ardından yaşanan olayları, bilinçaltına ve düş ile gerçek arasında salınan bir anlatıyla işliyor ve yetişkinlere yönelik animasyonlar arasında kendine özgü bir yer edinmiş. Joachim Trier’in 2006 yapımı “TEKRAR” (REPRISE) de MUBI’nin “Muhteşem Çıkış Filmleri” seçkisinde yer alıyor. Film, yazar olma hayalleri kuran iki genç arkadaşın hikayesini anlatırken, Trier’in sinemasının temel meselelerini gözler önüne seriyor.
Romantik komedi alanında ise Rob Reiner’ın 1989 yapımı “HARRY SALLY’LE TANIŞINCA…” (WHEN HARRY MET SALLY…) yer alıyor. Meg Ryan ve Billy Crystal’ın unutulmaz performanslarıyla öne çıkan bu film, aşka ve ilişkilere dair evrensel meseleleri zekice yazılmış diyaloglarla ele alıyor. Ridley Scott’ın 1991 yapımı “THELMA ve LOUISE” (THELMA & LOUISE) ise feminist anlatının simgelerinden biri haline gelmiş, iki kadının özgürlük arayışını bir yol hikayesi üzerinden takip ediyor. Federico Fellini’nin 1957 yapımı başyapıtlarından “CABIRIA’NIN GECELERİ” (NIGHTS OF CABIRIA) ve Seçkin Yaşar’ın 1993 yapımı “SARI TEBESSÜM” de seçkide yer alarak sinema tarihine önemli katkılar sunuyor.
