Close Menu
    X (Twitter)
    Edebi Bülten
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    X (Twitter) Instagram
    TAKİP EDİN
    POPÜLER KATEGORİLER:
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    Edebi Bülten
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    Dosya

     Olmaktan Korktuğuna Dönüşmek

    Bugünün insanının kimlik, anlam ve varoluş mücadelesi üzerine
    Maribel AyhanMaribel Ayhan25 Ekim 2025
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Eposta Telegram WhatsApp Kopyala

    Bu yazı sonsuz olasılıkların arasında kaybolmuş bireyin kendi benliğiyle yüzleşme hikayesi.

    Sylvia Plath’den Camus’ye uzanan bu yolculukta soru şu: Gerçekten kim oluyoruz? Yoksa yalnızca olmaktan korktuğumuz şeye mi dönüşüyoruz?

    SİSLİ YOLLARDA KENDİ OLMA ÇABASI

    Hangimiz hayatının en başında ne istediğini tam ve net olarak biliyordu? Hayatın bu uçsuz bucaksız sisli perdesinde hiçbir zaman aralanmış bir pencere vaat edilmiyordu fakat, her zaman ileriyi görmemizi emreden bir gözlük takmaya zorlandık. Önümüzü tam göremesek de adım atmaya devam ettik, çünkü durmak daha da korkuttu bizi. Bu nedenledir ki çoğumuz kendi yollarımızı çizmek yerine, bize gösterilen patikaları izliyoruz. İçimizde bir yerlerde başka bir yaşamın yankısı var belki de: yazmak isteyen ama sessiz kalan, özgür olmak isteyen fakat uyum sağlamayı seçen bir yanımız. Daha sonraları fark etmeden, olmaktan korktuğumuz şeye dönüşürüz. Sessizce ama adım adım..

    ÜRETKENLİK ÇAĞINDA GÖRÜNÜR OLMAK

    Her çocuğun hayal gücü güçlüdür elbette, fakat her çocuk hayal kurduğu gelecekte kendine yer edinemez. Büyüdükçe “Ne olmak istersin?” sorusuna verdiğimiz cevaplar farklılaşır çünkü artık bu sorunun anlamı değişmiştir ve belli bir zeminde oturtabildiğimiz “gerçekçi” hayallerimizin olması beklenir. Günümüzde anlam yerini çarpıcı bir üretkenliğe bıraktı. Erich Fromm’un dediği gibi insan artık “olmak” yerine “sahip olmak” üzerinden tanımlanmaya başladı. Ne kadar çalıştığımız, ne kadar beğenildiğimiz ve nelere sahip olduğumuz bizim kim olduğumuzu belirleme araçları haline geldi. Başkalarından onay ihtiyacımız hayallerimizin ve arzularımızın önüne geçerek gerçek benliğimizle ideal benliğimiz arasına duvar örmeye başlar zamanla. Ne yapmak istediğini bilmeyen, toplumun kabul görmüş kuralları ve normları çerçevesinde yaşamaya çalışan ve bu yolda görünür olma arzusu varoluşun yerini almaya başladı. Görünmez olmak artık neredeyse bir suç iken ironik olansa, sürekli görünmeye çalıştıkça silikleşmemiz. Çünkü artık kendimizi tanımlarken bile başkalarının dilini kullanmaya çalışıyoruz.

    SONSUZ OLASILIKLAR VE BİR TANE HAYAT

    “Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin, ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.”                                                                                                     

    —Sylvia Plath, “The Bell Jar”

    Şu an yine gündemde olan Sylvia Plath’in “Sırça Fanus” kitabındaki incir metaforu bize tekrardan gerçekte ne istediğimizi modern bir trajediyle hatırlatıyor. Milyonlarca farklı olasılık dahilinde yalnızca bir tane gerçekliğin içinde yaşamak zorunda olma lânetidir incir ağacı. Her dal birer olasılıktır: sanat, aşk, başarı. Ama birini seçtiğimiz anda diğerlerinden vazgeçmiş oluruz ve seçim yapamadıkça her bir incir çürüyüp yere düşmeye başlar, tıpkı hayatımızdaki seçimler gibi. Belki de aynı anda birden fazla kimliğe bürünme ve birden çok gerçekliği aynı anda yaşayabilme isteği, bizi seçeneklerin arasında sıkışmışken özgürlükle uyum arasında bir orta yol aramaya itiyor. Bu bağlamda Kierkegaard, özgürlüğün arttıkça kaygının da artacağını düşünür. Çünkü özgürlük bir seçimin ve kalanları geride bırakışın ağırlığıyla gelir. Günümüzde sınırsız seçeneklerle çevriliyiz ama hiçbirini seçmemenin acısıyla yaşıyoruz. Belki de bu nedenle her şey mümkün görünürken hiçbir şey bizi tatmin etmekte başarılı olamıyor. Bir hayatın içerisinde bin hayatın ihtimalini taşımak bugünkü insanın taşıması gereken görünmez bir yük haline büründü.

    ANLAM ARAYIŞINDAKİ SESSİZLİK

    Varoluşsal sıkışmışlık, yalnızca bireyin değil, modern çağın ortak ruh hali. Albert Camus, insanın yaşamla anlamsızlık arasındaki bu çatışmasını “absürd” olarak tanımlar. Bizim Sisifos’umuz artık taşı değil, kendi imajını ve olasılıklarını taşımaya başladı. Her gün yeniden kendimizi inşa ediyoruz ve bu süreçte kendimizi bulmaya ve anlamlandırmaya çalışıyoruz. Fakat anlam, sonsuz üretkenliğin içinde değil; sessiz kaldığımız o anlarda gizlidir. Belki de asıl mesele doğru yolu bulmak değil, sisin içerisinde yürürken kendi adımlarımızın sesini duymaya çalışmaktır. “Kendini bulmak”, ulaşılacak bir rota değil, kayboldukça sürekli yeniden doğma cesaretidir. Sesini kaybetmek belki de yeniden başlamanın tek yoludur.

    Son söz olarak yazıyı, İranlı ünlü şair Şirazi’nin “Nobahari” şiirindeki bu dizeleri ile bitirmek istiyorum:

    Lazım bir ömür daha;

    Ölümümüzden sonra.

    Zirâ süren ömrümüz

    Geçti umutlanmakla.

    Haberlerimizi Google'da Takip Edin

    Gelişmelerden anında haberdar olun, Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin.

    Google'da Takip Et

    Maribel Ayhan

    Araştırmayı ve öğrenmeyi seviyorum. Kültür ve sanat yazıları yazıyorum.

    GÖZ ATIN

    Roma İmparatorluğu’na İlgi Duyanlar İçin 5 Kitap Önerisi

    13 Ağustos 2026

    KDY Nasıl Kitap Bastırılır?

    2 Ağustos 2026

    Yalçın Küçük Neden Önemliydi?

    6 Nisan 2026
    Yanıt Yazın Cancel Reply

    Son Haberler

    Özel Okullarda Kitap Ücretleri 80 bin TL!

    Aziz Sancar’dan Özgür Bolat’ın Kitabına Önsöz

    Küba’da 160 Yıllık Gelenek: Purolar Sarılırken Kitaplar Sesleniyor

    Earl Spencer’dan Diana’ya dair yeni anı kitabı

    • HABER
    • TEKNOLOJİ
    • KÜLTÜR

    Özel Okullarda Kitap Ücretleri 80 bin TL!

    Aziz Sancar’dan Özgür Bolat’ın Kitabına Önsöz

    Küba’da 160 Yıllık Gelenek: Purolar Sarılırken Kitaplar Sesleniyor

    Earl Spencer’dan Diana’ya dair yeni anı kitabı

    Otomatik karşılama özelliği WhatsApp gruplarına geliyor

    WhatsApp’ta Yeni Dönem: Kişiler Kullanıcı Adıyla Kaydedilebilecek

    Minimal Phone 2 tanıtıldı: Fiziksel klavyeli telefonlar dönüyor!

    Apple’ın Eylül Etkinliğinde Tanıtılması Beklenen Ürünler Ortaya Çıktı

    Kapadokya planı mahkeme engeliyle karşılaştı, umut yeşerdi

    Spider-Man: Brand New Day, 2 milyar doları aşarak gişe tarihine geçti

    Kaş Jazz Festivali 8. kez düzenleniyor

    Matrix yönetmeni Lilly Wachowski: “Filmime para yok!”

    RSS beslemesi: Topluluk Başlıkları Topluluk Başlıkları
    • Güncel Kitap Kampanyaları
    • Tekrar Tekrar İzlediğiniz Diziler?
    • Çevirmenine güvenip aldığınız kitaplar var mı?
    • Şu Anda Hangi Kitabı Okuyorsunuz?
    • Android mi IOS mu?

    X (Twitter) Instagram
    • Hakkımızda
    • Gizlilik Politikası
    • Künye
    • SEO UYUMLU İÇERİK
    • Web Tasarım – Backlink
    2025 - Güncel edebiyat haberleri - Kitap Haberleri. Güncel edebiyat, sanat ve bilim içerikleri ile birlikte kültürü doğru adresten takip edin!
    tasarım: Aradigo 💜

    Arama yapmak için Enter tuşuna basın. Esc basarak kapatabilirsiniz