Oyunun en ilgi çekici yanlarından biri, oyunculara iki farklı karakterle oynama seçeneği sunması. Naoe ve Yasuke adındaki bu iki karakterden birini seçip, oyunun büyük kısmını onunla geçirebiliyorsunuz. Ben de oyun deneyimimi %35 Yasuke ve %65 Naoe ile tamamladım ve her iki karakterin oynanış tarzları arasında ne kadar büyük bir fark olduğunu görmek oldukça keyifliydi.
Naoe: Hızlı ve Ölümcül Suikastçı
Naoe, Assassin’s Creed Shadows’un en hızlı ve çevik karakteri olarak karşımıza çıkıyor. Bir şinobi olarak suikast yapma becerileri oldukça etkileyici. Oyunun yeni mekanikleri, Naoe’yi sadece hızla değil, aynı zamanda stratejiyle de bir adım öne çıkarıyor. Salınma kancası ve yerde sürünme gibi hareket seçenekleri, Naoe’nin oyun dünyasında ne kadar özgür hareket edebileceğini gösteriyor. Tırmanma kancası, bölgelere hızlıca erişim sağlamayı ve görev alanlarında stratejik düşünmeyi mümkün kılıyor. Bu özellik, özellikle kale surlarına tırmanırken ya da zorlu engelleri aşarken çok faydalı oluyor.
Ben başlangıçta zorluk ayarlarını biraz düşük tutarak oynamayı tercih ettim. Ancak, oyunun gizlilik odaklı mekaniklerini daha çok tatmak istediğimde, “ustalık” ayarlarını açmaya karar verdim. Bu ayar, suikastlarımın garantilenmesini sağlarken, düşmanlarımın da beni daha kolay fark etmesini engelledi. O an, Assassin’s Creed deneyiminin daha da keyifli hale geldiğini fark ettim. Zorluk arttıkça, her adımda dikkatli ve sinsi olmanın ne kadar önemli olduğunu tekrar keşfettim. Naoe’nin oyun tarzı bana büyük bir zevk verdi.
Yasuke: Güçlü ve Hantal Samuray
Yasuke ise tamamen farklı bir oynanış deneyimi sunuyor. Eğer aksiyon dolu dövüşleri seviyorsanız, Yasuke tam size göre bir karakter. Çevik değil, aksine ağır ve güçlü. Parkur yapması pek kolay olmasa da, bu karakterle güç fantezisi yapmak gerçekten eğlenceli. Yasuke, görev alanına girdiğinde kalın duvarları ve kapıları bile omuzuyla kırabiliyor, rakipleriyle yüzleşmek ise son derece tatmin edici. Oynaması da oldukça rahat; karakterin ağır dövüş stiline alışmak, bazen biraz hantal olsa da, zamanla sizi cezbediyor.
Yasuke’nin hikayesi, özellikle karakterin hızlıca samuraya dönüşmesi ve Oda Nobunaga’nın güvenini kazanması üzerine kurulmuş. Ancak bu geçişlerin hızlı olması, biraz yüzeysel kaldı. Japon tarihi ve kültürüne derinlemesine dalmadan bu dönüşümün ardındaki anlamı anlamak zor olabiliyor. Yine de, Yasuke’nin tarzındaki aksiyon ve dövüşler, onu oldukça keyifli bir karakter yapıyor.
İki Karakter Arasında Geçiş: Farklı Oynanışlar
Oyunun başında hangi karakterle oynayacağınıza karar veriyorsunuz, ancak ilerledikçe görevler arasında bir geçiş yapmanız gerekiyor. Yasuke ile başlayıp Naoe ile devam etmek veya tam tersi, tamamen sizin tercihinize bağlı. Her iki karakter de kendi alanında oldukça yetenekli ve oynanışı keyifli. Ancak, her karakterin ayrı bir hikayesi ve oyun tarzı olduğu için, her birini deneyimlemek, Assassin’s Creed Shadows’un sunduğu özgürlük hissini pekiştiriyor.
Bazı bölümlerde her iki karakterin aynı anda sahnelerde yer aldığına şahit oluyorsunuz. Ancak bu sahnelerin bazen garip bir şekilde birbirine bağlanmamış olması, bir eksiklik gibi hissettirebiliyor. Özellikle bir görev tamamlandıktan sonra, karakterlerin ekranda bir arada göründüğü ara sahneler bazen bağlamsız hissedebiliyor. “Nereden geldin Yasuke?” diye düşündüğüm çok an oldu!
Açık Dünya ve Keşif: Zengin Bir Deneyim
Assassin’s Creed Shadows, büyük bir açık dünya sunuyor. Bu dünya, sadece keşfetmekle kalmayıp, aynı zamanda görevler ve yan aktivitelerle zenginleştirilmiş. Özellikle yeni keşif sistemi, oyuncuların etraftaki gizli noktaları veya hedefleri bulmalarını kolaylaştırıyor. Casuslar, görev yerlerini işaretleyebiliyor ve oyun, bu unsuru oldukça iyi bir şekilde kullanıyor. Ancak ben, haritayı adım adım keşfetmeyi daha çok sevdim. Sokak sokak dolaşarak, keşfe çıkmak ve hedefimi bulmak bana daha sürükleyici bir deneyim sundu.
Öte yandan, harita üzerindeki çeşitli aktiviteler de oldukça fazla. Mini oyunlar, görevler ve karakterlere özel etkinlikler oldukça keyifli. Yasuke ile şampiyonluk mücadelesi verirken, Naoe ile geçmişine dair ritüelleri yapabiliyorsunuz. Bu çeşitlilik, oyun süresince monotonluğu kırmaya yardımcı oluyor.
Mevsim Geçişleri ve Çevresel Dinamikler
Bir başka dikkat çeken özellik ise Assassin’s Creed Shadows‘un mevsim değişimleri. Bu geçişler, sadece görsel değil, oyun mekaniği olarak da harita üzerinde değişiklikler yapıyor. Kış mevsiminde gizlilik şansı azalırken, ilkbaharda çevreye yerleşen hayvanlarla etkileşim de artıyor. Bu mevsimsel değişiklikler, oyuncuya oyun dünyasında farklı deneyimler yaşatıyor ve keşif esnasında her mevsimin kendine özgü zorlukları oluyor.
Teknik Performans ve Görsellik
Teknik açıdan Ubisoft, Assassin’s Creed Shadows’ta önemli bir adım atmış. Anvil oyun motoru ile sunulan çevre, dokular ve animasyonlar oldukça etkileyici. Benim sistemimle, ortalama 90 FPS civarında oynama şansı buldum. Grafikler, Assassin’s Creed serisinin en iyi görsellerini sunuyor. Özellikle çevre detayları ve hayvanlar arasındaki etkileşimler dikkat çekici.
Ancak, oyun sırasında karşılaştığım bazı küçük teknik aksaklıklar vardı. Örneğin, cesetlerin çabuk silinmesi ve alarm sistemlerinin bazen hemen yeniden etkinleşmesi gibi sorunlar göze çarptı. Ancak bu tür aksaklıklar, oyunun genel deneyimini büyük ölçüde etkilemedi.
Sonuç: Özgürlük ve Zenginlik
Assassin’s Creed Shadows, her yönüyle derinlemesine bir deneyim sunuyor. Naoe ve Yasuke ile oynadığınızda, iki farklı karakterin sunduğu oynanış tarzları arasında geçiş yapabilme özgürlüğü oyunun en güçlü yanlarından biri. Büyük açık dünya, keşif, gizlilik, aksiyon ve mevsimsel değişiklikler gibi birçok zengin mekanik, oyuncuyu içine çekiyor.
Ubisoft, oyun içi ayarlamalarla oyuncunun deneyimini kişiselleştirmesini mümkün kılıyor. Hem grafikleri hem de oynanışını ustaca harmanlayan bu oyun, Assassin’s Creed serisinin geleceği hakkında heyecan verici bir izlenim bırakıyor.