Maria Turtschaninof’un kaleme aldığı “Miras Toprak” adlı eser, Timaş Yayınları etiketiyle okuyucularla buluştu. Bu roman, 17. yüzyıldan günümüze uzanan dört yüz yıllık geniş bir zaman dilimini kapsayan, Finlandiya’nın hayali bir köyünde aynı çiftliğin etrafında gelişen bir ailenin derinlemesine hikayesini sunuyor.
Hikaye, doğayla kurulan kadim ve kopmaz bağ üzerinden, kuşaklar boyunca süregelen yaşam biçimlerindeki değişimleri, inanç sistemlerini, savaşların etkilerini, tarım pratiklerinin evrimini, kentleşmenin getirdiği dönüşümleri ve genel toplumsal hareketliliği titizlikle gözler önüne seriyor. Her bir bölüm, işlendiği dönemin ruhunu yansıtan özgün bir dille ilerlerken, bireysel yaşamların akışı büyük tarihsel olaylarla ustaca iç içe geçiyor. Romanın başlangıç noktası, günümüzde annesinden miras kalan evi devralan bir kadının öyküsüyle şekilleniyor, bu da geçmiş ile bugünü zarif bir kurguyla birbirine bağlıyor.
“Miras Toprak”, sadece bir aile destanı olmanın ötesinde, toprağın insan hafızasındaki yerini, nesilden nesile aktarılan alışkanlıkları, verilen seçimleri ve üstlenilen sorumlulukları mercek altına alıyor. Eser, doğayla kurulan ilişkinin basit ama güçlü anlatımıyla okuyucuyu düşündüren, çok katmanlı bir yapıyı barındırıyor. Eser, edebi çevrelerden de önemli takdirler toplamış; İsveç YLE Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş ve Helsinki Kitap Fuarı’nda “Yılın Kitabı” seçilmiştir. Eleştirmenler, kitabı dört yüzyıllık yaşamı ve insan kaderlerini yoğun bir duyguyla tasvir ederken, zaman ve mekana sıkıca kök salmış ancak günümüzle de konuşan büyüleyici ve dokunaklı bir okuma deneyimi olarak tanımlamıştır. Bazıları ise kitabı, bir mücevher parçası kadar güzel ve bir orman kadar zengin olarak nitelemiştir. Kitap, Fin-İsveç kimliğiyle rezonansa giren, nostaljik ama modern dünyada yaşayan yanımıza seslenen ve geçmişi bırakma zorunluluğuna dokunan bir derinliğe sahip olduğu belirtiliyor.
