Gazetecilik ve araştırmacılık alanında yarım asırlık birikimini Anadolu medeniyetinin özüne adayan Yaşar Aksoy, yeni eseri “Şakirpaşazade Halikarnas Balıkçısı Ailesi” ile okuyucuların karşısına çıktı. Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından basılan bu kapsamlı çalışma, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın öncülük ettiği bir düşünce akımının ve dönemin derinliklerine iniyor.
Kitap, Halikarnas Balıkçısı’nın ortaya koyduğu “Mavi Anadolu” felsefesinin temel taşlarını, sanat ve bilimle iç içe geçen özgürlük arayışını mercek altına alıyor. Yazar, Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Ekrem Akurgal ve Macit Gökberk gibi dönemin önemli şahsiyetlerinin tanıklıkları ışığında, Halikarnas Balıkçısı’nın ideolojik mirasını yeniden yorumluyor. Bu eser, aynı zamanda Yaşar Aksoy’un kişisel arşivinden çıkan, daha önce hiç yayımlanmamış el yazmaları, mektuplar, fotoğraflar ve belgeleri ilk kez bir bütünlük içinde okuyucuya sunarak, bahsi geçen mirası eksiksiz bir şekilde gözler önüne seriyor.
Fahrelnissa Zeid, Aliye Berger, Füreya Koral ve Nejad Devrim gibi isimlerle resimden seramiğe, tiyatrodan edebiyata kadar birçok alanda silinmez izler bırakan Şakir Paşa ailesi, kitabın merkezinde bir “medeniyet aynası” işlevi görüyor. Yaşar Aksoy, bu köklü soyun içindeki çatışmaları, büyük aşkları, yaşanan acıları ve sanatsal üretimleri nesilden nesile hem tarihsel gerçekliklere bağlı kalarak hem de duygusal bir derinlikle ele alıyor.
Televizyonda yayımlanan “Şakir Paşa Ailesi” dizisinin ardından kaleme alınan bu çalışma, Anadolu’nun kültürel damarlarını yeniden keşfetme arzusu taşıyan tüm okuyucular için değerli bir rehber niteliğinde. Aksoy, bu biyografik eserinde Cevat Şakir Kabaağaçlı ile birlikte, bir kuşağın ve onun temsil ettiği düşünce geleneğinin canlı bir portresini çiziyor. Bodrum’un rüzgârlarından Büyükada’nın salonlarına, Oxford’un tarihi yapılarına uzanan zengin bir hayatın ardındaki ideolojik çizgiyi gün ışığına çıkarıyor. Halikarnas Balıkçısı’nın “Mavi Anadolu” ülküsünü, Anadolu uygarlıklarının Batı düşüncesine sunduğu aydınlığı, insanı ve doğayı harmanlayan felsefesini titizlikle derlenmiş belgeler, mektuplar, hatıratlar ve ilk kez gün yüzüne çıkan arşiv materyalleriyle aktarıyor.
Yazarın özenli kalemiyle, Cevat Şakir sadece bir edebiyatçı kimliğiyle değil; Anadolu’nun sesi, Akdeniz’in vicdanı ve çağdaş Türk hümanizminin kurucusu olarak yeniden anlam kazanıyor. Bu kitap, Şakir Paşa ailesinin özel dünyasından başlayarak Türkiye’nin kültürel devrim tarihine uzanan geniş bir yolculuk sunuyor; sanatla, inançla ve fikirle örülmüş bir yaşamın, maviye çalan sonsuzluğunun destansı öyküsünü anlatıyor. Okuyucular, bu eser aracılığıyla sadece bir şehri değil, aynı zamanda köklü bir ideali de gözlerinde canlandıracaklar.
