Baek Seung Yeon’un kaleme aldığı “Seul’de Bir Mektup Dükkânı” adlı eser, Kore’deki yayın macerasının ardından kısa sürede küresel çapta ilgi odağı haline gelerek 14 farklı dile çevrildi. Bu roman, çağımızın yükselen edebi akımlarından “iyileştirici kurgu” (healing fiction) türünün dikkat çeken örnekleri arasında yerini alırken, okurların “iyi hissetme” temalı kitaplar listesine güçlü bir aday olarak giriyor. Sena Merve Oğul’un özenli çevirisiyle Korece aslından Türkçeye aktarılan bu kitap, Artemis Yayınları etiketiyle okurlarla buluşuyor.
Eser, Seul’ün ara sokaklarına gizlenmiş şirin bir mektup dükkânında, yabancıların mektuplarıyla kendi kalbini iyileştirmeye çalışan genç bir kadının, Hyo Yeong’un dokunaklı hikâyesini anlatıyor. Yirmi sekiz yaşındaki Hyo Yeong, ablasıyla yaşadığı sorunlar yüzünden altüst olan hayatı nedeniyle yönetmenlik hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmıştır. Ablasının pişmanlıklarla dolu mektuplarından uzaklaşma arayışındayken yolu, Geulwoll adını taşıyan bu küçük mektup dükkânına düşer.
Hyo Yeong için Geulwoll, sadece bir çalışma yeri olmaktan öte, yarım kalmış hayallerin, bastırılmış duyguların ve dile getirilememiş sözlerin bir araya geldiği bir sığınaktır. Kitap, romantik unsurları, huzurlu atmosferi ve derin duygusal bağlarıyla okuyucuyu ilk sayfadan itibaren içine çekiyor. Her sayfada başka bir kalbin derinliklerine yolculuk eden okur, pişmanlıkların, gizli özlemlerin ve umutların iç içe geçtiği samimi ama bir o kadar da etkileyici bir dünyaya adım atıyor. Bu roman, kalbinize uzun süre silinmeyecek bir iz bırakacak nitelikte.
Hyo Yeong, Geulwoll’de çalışırken, insanların yüreğine dokunan farklı hikâyelerle karşılaşıyor ve kelimelerin dönüştürücü gücüne tanık oluyor. Kimi sevdikleriyle vedalaşırken, kimi bir bekleyişin umuduyla, kimi de affedemediklerine sesleniyor bu mektuplar aracılığıyla. Bir gün, dükkâna yolu düşen sessiz, ancak oldukça popüler bir webtoon yazarı olan Yeong Gwang ile Hyo Yeong arasında günden güne gelişen yakınlık, Hyo Yeong’u yalnızca başkalarının hikâyelerine değil, kendi kalbinin sesine kulak vermeye ve içsel bir yolculuğa çıkmaya cesaretlendiriyor. Bazen her şey küçücük bir mektupla başlar ve belki de gerçek iyileşme, o mektuplara verilen cevaplarda gizlidir.
