İstanbul’un köklü kültür miraslarından Şişli Tiyatrosu, 1971’den bu yana sahne sanatlarına ev sahipliği yapan önemli bir mekân olarak varlığını sürdürüyor. Ermeni kökenli bir ailenin girişimiyle hayata geçen bu sahne, 1972’de usta sanatçı Gazanfer Özcan ve ekibi tarafından devralınmış, ardından Nedim Saban ve Şişli Belediyesi’nin işletmeciliğiyle Ali Poyrazoğlu’na geçmiştir. Ancak 2008’de Poyrazoğlu’nun ayrılığı sonrası kapılarını kapatan tiyatro, tam 12 yıl boyunca atıl durumda kalmıştır. 2020 yılında Mustafa Kalkan’ın kişisel çabalarıyla yeniden hayat bulan Şişli Tiyatrosu, kısa sürede küresel salgın, ekonomik zorluklar ve teknik aksaklıklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Son dönemde ise mekân sahibinin fahiş kira talepleri nedeniyle kapanma tehlikesiyle yüz yüzedir.
Şişli Tiyatrosu’nun sahnesi, Tiyatro Proje No2, Tiyatro Mitos ve Tiyatro Merdiven gibi topluluklar tarafından aktif olarak kullanılarak ayakta tutulmaya çalışılmaktadır. Tiyatro kurucusu Mustafa Kalkan, Tiyatro Proje No2’den R. Onur Duru ve Tiyatro Mitos’tan Şenol Önder, mekânın yaşadığı sıkıntıları dile getirmiştir. Önder, geçtiğimiz aylarda tiyatronun su baskınına uğradığını ve kaynağı bulunamayan suyun yol açtığı hasar için 250-300 bin liradan fazla harcama yapıldığını belirtmiştir. Üç ay boyunca tüm oyunların iptal olmasıyla büyük bir borç yükü altına girilmiştir. Mekân sahibinin avukatı, bu borcu faiz ve masraflarla 990 bin liraya çıkararak üç takside bölmüştür. İki taksit ödense de üçüncüsündeki gecikme, tahliye davasına yol açmış ve mekân sahibi davayı kazanmıştır. Kiracılıkta beş yılın dolmasıyla kira yenilemeye yanaşmayan mal sahibi, 81 bin lira olan kirayı 250-300 bin liraya çıkarmak istemiştir.
Yapılan görüşmeler sonucunda kira bedeli geçici olarak 200 bin liraya indirilmiş ve tahliye davası düşmüştür. Ancak imzalanan taahhütname, gelecekteki olası kira artışları veya ödeme aksaklıklarında mal sahibine yeniden tahliye hakkı tanımaktadır. Bu durum karşısında tiyatronun bileşenleri, enerjilerini kavgaya değil, sahneyi yaşatmaya odaklamak istemektedirler. Mustafa Kalkan, tapusunda “tiyatro” ibaresi bulunan bu mekânın kapanmaması için bir imza kampanyası başlattıklarını ve kamuoyunda ses getirmek için çalıştıklarını belirtmiştir. Sanatçıların ve seyircilerin desteğiyle 31 Mart’a kadar sürecek olan “Şişli Tiyatrosu Yaşasın Festivali” ile mücadelelerini sürdürmektedirler.
Şenol Önder, birçok tiyatronun sponsoru olduğunu hatırlatarak, Şişli Tiyatrosu için de sponsorluk desteğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulamıştır. Amaçlarının sponsorluk dayanışmasıyla kira sorununu aşmak, hatta belki bir kooperatif veya vakıf kurarak mekânın kalıcı olarak tiyatro olarak kalmasını sağlamak olduğunu ifade etmiştir. R. Onur Duru ise sanatseverlere çağrıda bulunarak, Şişli Tiyatrosu’nun Avrupa Yakası’nın en önemli kültür duraklarından biri olduğunu hatırlatmalarını ve yalnız bırakmamalarını istemiştir.
16 Şubat’ta başlayan ve 31 Mart’a kadar devam edecek “Şişli Tiyatrosu Yaşasın Festivali”, sahnenin ticari bir işletmeye veya depoya dönüşmesini engellemek amacıyla kamuoyu desteğini beklemektedir. Festival kapsamında klasik ve çağdaş oyunların yanı sıra çocuk gösterileri, konserler ve stand-up performansları sergilenecektir. “Kamyon”, “Burda Olmaz”, “Büyük Plan”, “Yan Rol”, “Yerma”, “Hayal Satıcısı”, “Ben Deniz”, “Yetim” ve “Celile” gibi oyunlar programda yer almaktadır. Sanatseverler, biletinial.com adresinden bilet satın alabilir veya farklı tutarlardaki bağış bilet seçenekleriyle bu tarihi sahneye desteklerini gösterebilirler.
