Yeniköy’de bir yalıda geçen “Yeniköy’de Bir Yalı”, Zeynep Rade’nin Baston ailesinin iki neslini konu alan, trajik ve trajikomik öğelerle bezenmiş bir romanıdır. 1913 baharında Halıd Paşa ve ailesi, sahile yakın bir yalıya yerleşir. O dönemde yalıların renkleri, sahiplerinin dini kimliğine göre belirlenirdi; Müslümanlar kırmızı ya da kızıl tonları, gayrimüslimler ise sarı, bej ya da kahverengi tercih ederdi. Halıd Paşa, devlet memuru olduğu için yalıyı kırmızıya boyamak ister, ancak maliyet endişesiyle başka bir çözüm arar.
Yalının rengini belirlemek için uzun hesaplamalar yaptıktan sonra, beyaz bir yalı seçer ve bununla beraber milliyetçi bir sembol olan “Allaturca” adını taşınacak tabelaya kazıtır. Tabelacı, işini tamamlayıp teslim ederken kalın camların arasına işlenen isim, karşı caddeden net bir şekilde görülebilir.
Roman, Zeynep Rade’nin kısa öykülerde edindiği anlatım gücünü, geniş bir karakter yelpazesi ve ince dokunuşlarla örülmüş olay örgüsüyle uzun bir esere taşıdığını gösterir. Baston ailesinin iç dünyası, dönemin sosyal ve kültürel yapısıyla iç içe işlenirken, okuyucuya hem tarihsel bir panorama hem de bireysel dramların içten bir portresi sunulur. Eserdeki detaylar, renk seçimi, tablo üzerindeki yazı ve yalıda yaşanan günlük hayat, dönemin İstanbul ortamını ve sınıfsal dinamiklerini yansıtacak biçimde işlenmiştir.
Bu eser, hem dönemsel bir belge niteliği taşır hem de evrensel temalar üzerinden insan ilişkileri, aidiyet ve kimlik arayışını sorgular. Zeynep Rade, karakterlerinin günlük yaşamındaki küçük tiyatroları ve ironik anılarını, okuyucunun duygusal bağ kurmasını sağlayacak bir dille aktarır. “Yeniköy’de Bir Yalı”, modern Türk edebiyatının yeni bir örneği olarak, hafızalarda kalıcı bir yer edinmeyi hedefler.
