Bursa, edebiyatın güçlü sesiyle yankılanıyor. Jose Marti’nin dizelerindeki gibi çelikten örülmüş bir edebiyat, Bursa Edebiyat Festivali’nin ikincisiyle şehre konuk oluyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nın Kalem Ajans iş birliğiyle düzenlediği festival, Tayyare Kültür Merkezi’nde edebiyatseverleri ağırlıyor. Festival, yarın sona erecek.
Festivalde, yedi farklı ülkeden gelen 15 yazar, çevirmen, editör ve okur bir araya geliyor. Program, çeşitli edebi türleri, günümüz edebiyatının önemli isimlerini ve yeni nesil yazarların eserlerini bir araya getiriyor. Yazar söyleşilerinin yanı sıra, hem çocuklar hem de yetişkinler için atölye çalışmaları da düzenleniyor.
Bu yılki festivalin teması “cesaret” olarak belirlendi. İfade özgürlüğü, edebi risk alma, hikâye anlatımında yenilik ve bireysel tanıklığın gücü gibi konular ele alınıyor. Ayfer Tunç, Ayşen Işık, Ezgi Tanergeç, Melisa Kesmez, Miray Aydın, Ova Ceren gibi Türk yazarların yanı sıra, Dimitri Verhulst, Enne Koens, Georgi Gospodinov, Hannah Peck, Jente Posthuma, Maylis de Kerangal ve Niels Overgaard gibi yabancı yazarlar da festivalde yer alıyor.
Festivalin teması çerçevesinde Jente Posthuma, Niels Overgaard, Ova Ceren ve Georgi Gospodinov ile edebiyatın cesaretle ilişkisi üzerine konuşuldu. Yazarlar, günümüz politik ortamında edebiyatın önemine vurgu yaptı.
Georgi Gospodinov, edebiyatın empatiyi güçlendirerek savaşları önleyebileceğini belirtiyor. Propaganda tekdüze bir dünya sunarken, edebiyatın dünyayı daha derinlemesine anlamamızı sağladığını ifade ediyor. Edebiyatın insanları bir araya getirme gücüne dikkat çekiyor.
Jente Posthuma, kendi yazılarında aile ilişkileri gibi mikro düzeydeki konulara odaklandığını ancak bunun daha geniş bir perspektifte, toplumlar arası ilişkilere de uygulanabileceğini belirtiyor. Dürüstlüğün önemine vurgu yaparak, kendi sesini bulmakta yaşadığı zorluklardan bahsediyor.
Niels Overgaard, yazılarında cesaret temasını sıkça işlediğini ve gençlerin gelecekle ilgili endişelerine dikkat çektiğini söylüyor. Umutlu olmanın ve daha iyi bir dünya için çabalamanın önemini vurguluyor. Kutuplaşmanın arttığı günümüzde, farklı bakış açılarını anlamaya ve diyalog kurmaya odaklanmanın gerekliliğini savunuyor.
Ova Ceren, kitabında cesaretin büyük bir tema olduğunu ve karakterinin kuşaklar boyu süren travmayı kırma hikayesini anlattığını belirtiyor. Korkunun öfkeye yol açtığını ve bu travmayı aşmak için cesaretin önemini vurguluyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yerel seçimlerin ardından Nilüfer Belediyesi’nde sürdürdüğü kültür sanat politikasını Bursa’da da devam ettirme hedefinde. Kültür ve sosyal işler dairesi başkanı Şafak Baba Pala öncülüğünde, farklı sanat dallarını Bursalılarla buluşturuyor.
Bozbey, 7’den 70’e tüm Bursalıların katılımıyla bir “Kent Anayasası” hazırladıklarını ve bu anayasada kültür ve sanata büyük önem verdiklerini belirtiyor. Bursa’yı dönüştürme çabasının eğitim, spor ve kültür sanat sacayağı üzerinde yükseldiğini ifade ediyor. Her hafta çeşitli kültür sanat etkinlikleri düzenlediklerini ve tiyatroları ilçelere taşıdıklarını anlatıyor. Tiyatronun insanların değişimine katkı sağladığına inandığını ve bu nedenle tüm ilçelere bu etkinlikleri götürmeye çalıştıklarını söylüyor. Çocuklara, gençlere ve kadınlara yönelik birçok projelerinin olduğunu da ekliyor.
