Marcela Lobos’un “And Dağları Şamanları: Munay-Ki Seremonileri ile Geçmiş Yaralarını Şifalandır ve Kaderini Yeniden Yaz” adlı eseri, modern insanın yaşadığı boşluk ve mutsuzlukla başa çıkmak için kadim Şamanik öğretilere yönelmenin mümkün olduğunu savunuyor. Kitap, bireylerin kendilerine yeni bir yol çizmelerine, bin yıllardır süregelen bu öğretiler aracılığıyla geçmişte yaşanan yaraları şifalandırmalarına ve böylece kaderlerini yeniden yazmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Günümüz dünyasında, maddi başarı ve kariyer odaklı bir yaşam tarzı yaygınlaşmış olsa da, bu durum beraberinde manevi tatminsizlikleri getiriyor. Pandemi öncesindeki vaatler yerine getirilmemiş, insanlar birbirleriyle bağlantı kurmaktan uzaklaşmış ve elde ettikleri başarılar, zamanla anlamsızlaşmaya başlamış durumda. Sosyal medyanın filtreli yaşamları ve…
Yazar: Edebi Bülten
Mehmet Yaşın’ın İthaki Yayınları’ndan çıkan Sapfo ile Rumi’nin Karşılaşması adlı kitabı, iki farklı döneme ve coğrafyaya ait iki önemli şairi, Sapfo ve Rumi’yi yan yana getirerek sıra dışı bir okuma deneyimi sunuyor. Kitap, şiirlerin sınırlarını aşan, düzyazı ile şiir arasındaki ince çizgiyi bulanıklaştıran bir yaklaşımla, bu iki büyük ozanın seslerini bir araya getiriyor. Sapfo’nun kayıp parçaları ve Rumi’nin coşkulu anlatıları, okuyucuyu sürekli bir karşılaşma noktasına yönlendiriyor. Yaşın, bu iki şairin eserlerini bir araya getirirken, onları “sürekli-karşılaşma” denilen bir eşiğe taşıyor. Şiirin, benliğin silinip yok olduğu, kendini ifade ettiği bir alan yaratıyor. Kitap, deneme türünün rüya anlatısıyla iç içe geçtiği, türler…
Sibel Öz’ün Everest Yayınları tarafından yayımlanan “Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit” adlı kitabı, Türk sinema ve tiyatro tarihine ışık tutan önemli bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık dört yıl süren titiz bir araştırma ve kazı çalışmasının ürünü olan bu kitap, Adile Naşit’in sadece bir oyuncu olarak değil, aynı zamanda yaşamının derinliklerine inerek, onun kimliğinin ve neden bu kadar sevildiğinin incelendiği bir eser. Kitap, Adile Naşit’in kendine özgü, karmaşık ve çok katmanlı kişiliğini mercek altına alıyor. “Göklerdeki yıldızlar”dan ziyade, bizden biri olduğunu vurgulayan yazar, Naşit’in hüzün ve sevinç arasında gidip gelen, gülünce ağlayabilen, ağlarken gülen, “biri pat dese korkudan ölebilecek” ifadesiyle tanımladığı…
Yeşim Pala’nın son romanı “Velenor İki Dünya Arasında”, okuyucuyu büyüleyici bir dünyaya taşıyor. Roman, modern hayatın karmaşasında kaybolmuş, kendini yabancı hissettiği Dyla adlı bir kadının hikayesini anlatıyor. Dyla, lüksün, alkışların ve maskelerin ardındaki boşluğu fark ederken, içten içe bir yara ve unutulmuş bir özlem taşır. Bir gün, derinlerden gelen gizemli bir ses, ona direnmesini ve hatırlamaya gelmesini fısıldar. Bu ses, onu iki dünyanın sınırında, Velenor adlı büyülü bir diyara götürür. Velenor, para, unvan ve kimlik gibi kavramların olmadığı, sadece gerçeklikle görünmeyenin kesiştiği bir yerdir. Burada Dyla, kendi gerçeğiyle yüzleşmek zorundadır. Roman, aşkın adaletle, kalbin hakikatle buluştuğu bu geçitte, kadının içsel…
Christine de Pizan’ın “Kadınlar Şehri” adlı eseri, feminist düşüncenin temel taşlarından biri olarak yeniden yayın hayatına girdi. Pelin Mert Çetin’in çevirisiyle okuyucuya ulaşan bu eser, Ortaçağ’da kadın düşmanlığının hakim olduğu bir dönemde, yazarın cesur ve direnişçi duruşuyla ortaya konulmuş önemli bir direniş metni olarak kabul ediliyor. Kitap, kadınların tarih boyunca görmezden gelinmiş, erkeklerin tarafından yazılan ve onların bakış açısıyla değerlendirilen bir tarihe mahkum edildiğini savunuyor. Christine de Pizan, bu durumu reddederek kalemini alıyor ve kadınların yüzyıllardır sahip olduğu gücü, yaratıcılığı ve potansiyeli ortaya koymak için bir eser yazıyor. “Kadınlar Şehri”, mitoloji, din ve tarih boyunca adı geçen ancak genellikle gölgede…
Judith Schalansky’nin son romanı Yalpalayan Kanaryalar, Ayrıntı Yayınları aracılığıyla Levent Bakaç’ın çevirisiyle okuyucuya ulaşacak. Schalansky, eserinde ekolojik felaketlerin giderek artan tedirginliğini işliyor ve insanlığın bu krizlere karşı yetersiz kalan erken uyarı sistemlerini sorguluyor. Yazar, günümüzdeki durumu sanatsal bir yaklaşımla ele alırken, geçmişle bağlantı kuruyor, estetik motifler kullanıyor ve hayal gücüyle duygusal yoğunluğu birleştiriyor. Eserin temelinde, kanarya kuşunun sembolizmi yatıyor. Kanaryaların madenlerde oksijen eksikliğini erken dönemde tespit ederek işçileri uyarması, doğanın uyarı sinyallerini ve edebiyatın bu sinyalleri algılayabilme potansiyelini bir araya getiriyor. Schalansky, edebiyatın toplumsal ve küresel sorunlara duyarlı bir platform olabileceğini savunuyor. Eserin bir bölümünde, “Kanarya kuşu bendim ve o…
Fransız klasik tiyatrosunun önde gelen isimlerinden Molière’in, Türkçeye kazandırılan iki önemli eseri “Sicilyalı Yahut Resimli Muhabbet” ve “Versailles Tuluatı” Elips Kitap tarafından yayınlandı. Bu eserler, Molière’in zekice hiciv anlayışını ve tiyatroya dair keskin gözlemlerini sergileyen, Fransız edebiyatının altın çağına ait önemli yapıtlar olarak kabul ediliyor. “Sicilyalı Yahut Resimli Muhabbet” adlı komedi, kıskanç bir adamın aşkını elde etmek için çabalarken, aynı zamanda özgürlüğüne ulaşmak isteyen genç bir kadının hikayesini anlatıyor. Kısa ve akıcı yapısıyla dikkat çeken bu eser, Molière’in mizahi yeteneğini gözler önüne sererken, aşk, kıskançlık ve sosyal statü gibi temaları işliyor. “Versailles Tuluatı” ise Molière’in doğrudan sahneye taşıdığı, tiyatro sanatına…
Psikanalist Darian Leader’ın “Neden Uyuyamıyoruz?” adlı kitabı, Axis Yayınları tarafından Elvan Göçmen Ertem’in çevirisiyle okuyucuya sunuluyor. Kitap, modern toplumda giderek artan uykusuzluk sorununa farklı bir bakış açısı getiriyor. Her dört yetişkinden birinin uykusuzluk yaşadığı gerçeğiyle başlayan kitap, uyku sorununu sadece biyolojik bir rahatsızlık olarak değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve duygusal bağlamlarıyla yeniden değerlendirmeye davet ediyor. Leader, sekiz saatlik kesintisiz uykuya ulaşamama sorununa odaklanmak yerine, uykunun kırılganlığını kabullenmeyi ve onu farklı açılardan incelemeyi öneriyor. Kitap, uykunun tarihini sanayi devriminden Freud’un rüyalara dair teorilerine, günümüzün dijital araçlarından (cep telefonlarının mavi ışığı gibi) sigorta şirketlerinin çalışanlarına sunduğu “uyku primlerine” kadar geniş bir…