Ezgi Tanergeç’in yeni romanı “Tuzlu Yüz”, İthaki Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Roman, Anadolu’nun ücra bir köşesinde, giderek kuruyan bir gölün kıyısında yaşayan insanların yaşam mücadelesini konu alıyor. Asırlardır tuz kristalleriyle bezenmiş bu göl, yöre halkının kaderini belirleyen önemli bir unsur. Ancak, gölün üzerindeki kontrolü elinde bulunduran bir şirket, insanların umutlarını sömürmektedir. Romanın merkezinde, bataklıkta mikroorganizmaları araştıran idealist bir akademisyen ve şartların kendisini zorladığı bir kadın karakter yer alıyor. Tuz yanığı hatıralarıyla dolu yüzler, geçmişin kanlı hesaplaşmaları ve karanlık bir cinayet planı, romanın temel unsurları arasında bulunuyor. Ezgi Tanergeç, daha önce “Devridaim” adlı romanıyla Orhan Kemal Roman Armağanı ve Turgut Özakman…
Yazar: Edebi Bülten
Olcay Bağır’ın “Çukurova Masalları” adlı eseri, Kara Karga Yayınları’nın Dünya Masalları Serisi aracılığıyla okuyucuyla buluştu. Kitap, Çukurova bölgesinin zengin sözlü kültürünü, yazarın edebi yeteneğiyle harmanlayarak günümüze taşıyor. Kara Karga Yayınları tarafından yayımlanan bu eser, Çukurova’nın kendine has sözlü anlatım geleneğini yeniden canlandırıyor. Bağır’ın kaleminden çıkan bu masallar, edebiyatseverlere ve masal meraklılarına özgün bir okuma deneyimi vadediyor. Çukurova’ya ait efsaneler ve masallarla örülü bu çalışma, hem geçmişe bir gönderme, hem de geleceğe bırakılan kıymetli bir kültürel miras olarak nitelendiriliyor. Yayınevinin Dünya Masalları Serisi, unutulmaya yüz tutmuş masalları ve efsaneleri edebi bir üslupla yeniden yorumlayarak okuyucuya sunmayı amaçlıyor. Kitapta Şahmaran, Yedi Uyurlar,…
Jules Payot’nun “Entelektüel Çalışma ve İrade” adlı eseri, Albaraka Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Yazarın bir diğer önemli yapıtı olan “İrade Terbiyesi”nin devamı niteliğinde olan bu kitap, bireysel başarıya odaklanmanın yanı sıra, bir toplumun zihinsel üretkenliğine de ışık tutmayı amaçlayan, güncelliğini koruyan bir kaynak olarak nitelendiriliyor. İlk defa 1909’da yayımlanan eser, günümüzde de öğrenciler, akademisyenler ve düşünce dünyasına ilgi duyanlar için rehber olma özelliğini taşıyor. Payot, bu kitabında zihinsel çalışmayı sadece bilgi edinme olarak görmüyor, aynı zamanda düzenli bir çaba ve irade eğitimiyle desteklenmesi gereken bir süreç olarak ele alıyor. Ona göre, yalnızca zeka tek başına kalıcı bir başarı sağlamayabilir; gerçek…
Hakan Kaynar’ın “Ankara’nın Duygusal Tarihi” isimli eseri, Sel Yayınları aracılığıyla okuyucuyla buluştu. Kitap, bir kentin tarihinin sadece fiziksel yapıları, yolları, meydanları ve haberlerde yer alan olaylarla sınırlı olup olmadığını sorguluyor. Duyguların da bu tarihin bir parçası olup olmadığı sorusunu merkeze alıyor. Özellikle Ankara gibi sembolik bir öneme sahip, insanların duygularının derinden hissedildiği bir şehir söz konusu olduğunda bu sorgulama daha da önem kazanıyor. “Ankara’nın Duygusal Tarihi,” geleneksel bir tarih kitabı formatında değil. Yazar, bir şehrin sakinleri ve ziyaretçileri üzerinde bıraktığı izlerin, özellikle edebiyat aracılığıyla takip edilebileceği tezini savunuyor. Başkent olmanın ötesinde, Ankara’nın uyandırdığı duyguları, bu şehri mekân edinen romanlar, öyküler…
Müzik kariyerinde emin adımlarla ilerleyen Dr. Ayşenur Gök, yeni teklisi “Mutlu Aşk Yok”u dinleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor. Söz ve müziği sanatçının kendisine ait olan şarkı, aşkın eksik kalan yanlarına dokunan duygusal anlatımı ve modern altyapısıyla dikkat çekiyor. Söz ve müziği kendine ait 150’yi aşkın eseri bulunan Ayşenur Gök, müziği yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda kendini ifade etmenin ve şifalanmanın bir yolu olarak görüyor. Daha önce yayınladığı “Kapı” ve “Erkekler” teklileriyle dikkat çeken sanatçı, bu kez aşkta yaşanan hayal kırıklıklarını yalın ama etkileyici bir dille işliyor. Aranjör Aykut Terzi’nin müzik yönetmenliğinde hazırlanan “Mutlu Aşk Yok”, sanatçının içsel yolculuğunun en özel yansımalarından…
Türk televizyonlarının prime time kuşağındaki tek magazin programı 50Fifty, yeni bölümüyle yine dopdolu bir içerikle ekrana geliyor. Sunuculuğunu Zeynep Bozkaya’nın, yapımcılığını Suat Yanç’ın üstlendiği program, 9 Ekim Perşembe akşamı saat 20.00’de Dream Türk TV ekranlarında izleyicilerle buluşacak. Bu hafta 50Fifty, birbirinden ünlü isimlerin katıldığı mekan açılışından renkli görüntüler ekrana taşıyor. Sahneye çıkan İbrahim Tatlıses, performansıyla geceye damga vururken ünlü isimlerin keyifli halleri de kameralara yansıdı. Programda ayrıca, ünlülerin katıldığı bir ödül töreninden dikkat çeken açıklamalar da ekrana gelecek. Işın Karaca, yer aldığı festivalde “Türkiye’de hangi ödül törenlerinin eksik olduğunu” kendi bakış açısından değerlendirdi. Sahnelerin güçlü sesi Haktan ise özel açıklamalarıyla müzikseverlere…
Türk müziğinin güçlü seslerinden Serkan Bardak, yeni teklisi Babam Olsaydı ile dinleyicilerle buluşuyor. Babaya duyulan özlemi ve evlat sevgisini sade, içten bir yorumla anlatan şarkı duygusal etkisiyle dikkat çekiyor. Sözleri Kadir Narin, müziği Aziz Kaya imzası taşıyan eser, aranjör Yasin Emir tarafından özenle düzenlendi. Şarkının klibi, yönetmen Samet Oke tarafından Ankara’da çekildi. Görsel anlatımıyla parçanın duygusal yapısını tamamlayan klip, sade atmosferiyle dinleyicinin kalbine doğrudan dokunuyor. Yapımcılığını Metafon etiketiyle Erge Paker’in üstlendiği çalışma, müzikal kalitesiyle ve samimi duruşuyla öne çıkıyor. Şarkı, babasını kaybeden veya babasına özlem duyan herkese hitap eden evrensel bir duyguyu taşıyor. Projenin sponsoru Akça İnşaat adına Yönetim Kurulu Başkanı Yasin…
Armağan Tunaboylu’nun yeni romanı “İnci Küpeli Kadınlar”, Maceraperest Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu. Roman, okuyucuyu gerilim dolu bir maceraya davet ediyor. Kitaptan bir bölüm, okuyucuyu sarsıcı bir sahneyle karşılıyor: “Gördüğü karabasanın gerçek olduğunu dehşetle kavradı. Bacaklarının arasından gelen korkunç acıyla çığlık atmak istedi ama ağzını sıkıca kapayan bant buna izin vermedi. Acı delirtecek kadar yoğundu ve gitgide artıyordu. Elleri, bacakları antika pirinç karyolasına bağlıydı. Bacaklarının arasından canının ve tüm kanının boşaldığını sezdi ama başına neyin geldiğini anlayamıyor, hâlâ aynı karabasanı görmekte olduğunu sanıyordu. (…) Çaresizlikle ölümü kabullendi. “Bir an evvel Allahım…” dedi, “bir an evvel.”” Romanın merkezinde, Komiser Berkun İstanbullu yer…