Yazar: Maribel Ayhan

Araştırmayı ve öğrenmeyi seviyorum. Kültür ve sanat yazıları yazıyorum.

60’lar İtalyan sinemasının ikonik aktrislerinden dünyaca ünlü Claudia Cardinale, 87 yaşında hayata gözlerini yumdu. Arkasında ise Avrupa sinemasının unutulmaz kadın karakterlerini ve kadın hakları için gösterdiği mücadelelerini bıraktı. Ünlü sinema yıldızının, salı günü akşamı Fransa’daki Nemours kasabasındaki evinde çocuklarının yanında vefat ettiği bildirildi. Menajeri Laurent Savry, Cardinale için: “Bize hem bir kadın hem de bir sanatçı olarak özgür ve ilham verici bir kadının mirasını bırakıyor.” sözlerini aktardı. İTALYAN YILDIZ CLAUDİA CARDİNALE KİMDİR? 1938’de İtalyan bir ailenin çocuğu olarak Tunus’ta dünyaya geldi. 16 yaşında katıldığı bir güzellik yarışmasında “Tunus’un en güzel İtalyan kadını” unvanını alarak birinci oldu. Bu zaferin ödülü olarak…

Devamı

Bir yandan dadılık öte yandan sokak fotoğrafçılığı.. iki farklı yaşam tarzının uçlarında olan o esrarengiz kadın: Vivian Maier. İşte bu; Yaşamı boyunca dadı, ölümünden sonra sanatçı olarak anılan bir kadının gizemli hikayesi Bir tarih kitabı yazıyorsunuz ve kitabınıza eklemek üzere bir müzayeden binlerce negatifle dolu bir koli aldınız. Fakat içinden işinize yarayacak hiçbir fotoğraf çıkmadı. Onun yerine, içerisinde geride bırakılmış tüm yaşanmışlıkları ve gerçekliğe şahit olunmuşluğu yansıtan on binlerce fotoğraf karesi.. İşte John Maloof’un ve sanat dünyasının Vivian Maier ile olan hikayesi burada başlamış oldu. Maloof, mevcut durumda olan tüm negatifleri bir araya getirdi ve bu sıra dışı fotoğrafların sahibini…

Devamı

Sabah güneşin ilk ışıklarıyla elimize aldığımız sıcacık bir kahve, güne başlamamız için adeta bir reset tuşu haline geldi. Osmanlı zamanında sosyal yaşamın merkezindeki kahvehanelerden günümüz kız isteme âdetine kadar, toplumsal olarak kahve tüketimi adeta sosyokültürel bir ritüel haline geldi. Peki hayatın her alanında bulunan kahve salt gündelik bir alışkanlık mıdır yoksa küresel kapitalizmin yaşantımıza nasıl bilinç dışından işlediğini anlatan köklü bir örnek mi? Antropolog William Roseberry, tam da bu olguya bir cevap arar. Ona göre kahve, dünyanın her yerinde paylaşılan küresel bir “meta”dır. Üretim sürecinde çoğunlukla Latin Amerika’daki ucuz işçilerin emeği işlenir, tüketim sürecinde ise sömürgeci ABD ve Avrupa şehirlerinde…

Devamı

Dünyanın en eski film festivali olan Venedik film Festivali, 82. yılında da yalnızca sinemanın değil, kültürün ve politikanın nabzını tuttu. 27 Ağustos’ta başlayan festival 6 Eylül’e kadar devam ediyor. Jarmusch’tan Ozon’a, bu yıl festival adeta sinema tarihine yeni bir sayfa ekledi. İşte festivalde öne çıkan birkaç yönetmen ve filmleri Jim Jarmusch – Father Mother Sister Brother Cate Blanchett, Adam Driver ve Charlotte Rampling gibi isimlerle üç ülkede geçen bu antoloji; aile bağlarını, suçluluk ve miras temalarıyla her sahnede sade ve gerçek bir estetikle yakalamayı başarıyor. Noah Baumbach – Jay Kelly George Clooney ve Adam Sandler’ın başrölü paylaştığı filmde yönetmen, Jay…

Devamı

“Perfect Blue”, sosyal psikolojiyle ilgili birçok temayı derinlemesine inceleyen psikolojik bir gerilim filmidir. Ana karakterimiz Mima, kariyerini pop idolünden oyunculuğa taşıyan ve ajansının onu kariyerini yeniden şekillendirmek için provokatif rollerde oynamaya zorlamasıyla psikolojik mücadeleler veren bir genç kız. Film boyunca halkın tepkisiyle, takıntılı hayranlarıyla ve sektörden gelen baskılarla mücadele ettiğini görüyoruz. Bu dışsal sorunlar, eski “idol” benliğinin halüsinasyonlarıyla birleşerek, kendi gerçekliğini ve kimliğini sorgulamasına yol açıyor. Toplumsal algı ve benlik gibi temaları ele alan karanlık ve çarpık bir olay örgüsüne sahip film, Mima’nın kimlik krizini; toplumsal beklentiler, yanlış algılar ve medyanın kadın sömürüsü gibi daha geniş toplumsal dinamikler bağlamında aydınlatıyor.…

Devamı

Amerikalı genç bir kadın garip sesler duyması ve kökeni bilinmeyen varlıklar görmesi üzerine acile götürülür. Doktorlar kadına DSM kriterlerine göre şizofreni tanısı koyar. Benzer belirtileri yaşayan Hindistanlı bir adam ise ailesi tarafından köydeki bir şamana götürülür. Kötü ruhların bedenini ele geçirdiğine inanılan adama dualar okunur, tütsüler yakılır ve çeşitli ritüeller düzenlenir. Bu iki örnekteki kişilerin benzer semptomları olsa da yaşadıkları deneyimin tanısı ve tedavisi ne kadar çok farklı olduğunu görüyoruz. Bu psikolojinin biyolojik olmasının yanında kültürel bağlamlarla da şekillendiğini göstermekte. “Ruhsal hastalık” dediğimiz şeyin bir zamanlar evrensel olduğu, nörobiyolojiye dayandığı ve kişinin dilinden, toplumundan ve çevresinden etkilenmediği düşünülüyordu. Ancak günümüzün…

Devamı

Dışarı çıkmadan önce gardırop karşısındaki o “Bugün ne giyinsem?” sorusu hepimizin hemen hemen her gün cevabını aradığı bir cümle olsa da, aslında altında bambaşka özneleri barındıran derin bir soru soruyoruz: “Bugün hangi kimliğe bürünüp insanlara sunacağım?” Moda, yalnızca üstümüze geçirdiğimiz bir kumaştan öte kimliğimizi, dış dünyaya bakış açımızı etkileyen bir ifade biçimidir. Moda, insanlık tarihinin başından beri pek çok değişime şahitlik etmiş ve dönemin inanış biçimlerini, siyasi ideolojilerini, sınıf ve statü gibi baskın toplumsal yapılarını yansıtan çok katmanlı sosyolojik bir yapı olarak, hala günümüzde bedenimiz ve zihnimiz üzerinde otoritesini canlı tutan bir olgu. George Simmel’e göre moda, bireyin…

Devamı

Apollonik ve Diyonizyak kavramları, tanrı Apollon ve Dionysos arasındaki ikiliği temsil eder. Nietzsche, Trajedinin Doğuşu adlı kitabında bu ikiliği, sanattaki iki zıt gerilim olarak göstermek için kullanmıştır. Daha sonra, en sevdiğim antropologlardan Ruth Benedict, farklı kültürleri karşılaştırmak ve evrensel bir “doğru” veya “yanlış” olmadığını göstermek için bu dikotomiyi kullanmıştır.Nietzsche’nin felsefesinde varoluş, acı ve kaostur. Bu acıyı yalnızca sanatın hafifletebileceğini ve katlanılabilir kılabileceğini düşünür ve sanatı ifade etmenin iki farklı yolu olduğunu belirtir: Apollonik ve Diyonizyak APOLLO VE HAYAL ÜLKESİ Nietzsche için Apollon, bilgelik, ışık ve akılcılığın tanrısıdır. Yunanlılar, rüyaları tanrı Apollon’a benzetmişlerdir. Apollon, çoğu şeyin yanılsama olduğu rüya dünyasını temsil…

Devamı