Can Yayınları, sonbaharın ilk ayında okur karşısına farklı edebiyat coğrafyalarından ve türlerinden eserlerin yer aldığı bir seçkiyle çıkıyor. Yayınevinin eylül programında İtalyan edebiyatından Sandro Veronesi, Fransız feminist düşüncesinin önemli isimlerinden Hélène Cixous, Türkçe edebiyatın çağdaş yazarlarından Başar Başarır ve Latin Amerika edebiyatının dört büyük yazarı bir araya geliyor. Seçkinin klasikler bölümünde ise Nikolay Vasilyeviç Gogol yer alıyor.
Ayın dikkat çeken kitaplarından biri Sandro Veronesi’nin Kara Eylül romanı. Eren Cendey’in İtalyancadan çevirdiği roman, okuru 1972 yazında Toscana kıyılarına götürüyor. Veronesi, bir dönemin ve bir yazın hafızada bıraktığı izler üzerinden çocukluktan yetişkinliğe geçişin sancılarını anlatıyor.
Strega Ödülü sahibi yazar, büyümenin yalnızca yeni bir hayat kurmak anlamına gelmediğini; geride bırakılan insanları, kayıpları ve geri dönülemeyen zamanları da beraberinde getirdiğini romanın merkezine yerleştiriyor. Kara Eylül, kişisel hafıza ile bir kuşağın ortak geçmişi arasında gidip gelen bir anlatı kuruyor.
Feminist düşüncenin temel metinlerinden biri Türkçede
Can Yayınları’nın eylül programındaki bir diğer önemli başlık Hélène Cixous’nun Medusa’nın Kahkahası: 1975 Manifestosu. Nazlı Ökten’in çevirisiyle yayımlanan kitap, feminist edebiyat ve düşünce tarihinin en çok tartışılan metinlerinden birini Türkçeye taşıyor.
Cixous, kadınların kendi bedenlerinden, arzularından ve yaşantılarından hareketle yazmasını savunurken, edebiyat tarihinde bastırılmış kadın seslerine de karşı çıkıyor. Yazarın önerdiği yazı biçimi, yalnızca kadınların edebiyattaki temsiline ilişkin bir tartışma yürütmüyor; dilin nasıl kurulduğunu ve iktidarla nasıl ilişkilendiğini de sorguluyor.
Başar Başarır’dan İstanbul ve Roma arasında bir roman
Türkçe edebiyat tarafında ise Başar Başarır’ın yeni romanı Beni Bir Temiz Dövseler bulunuyor. Romanın dünyasını pişmanlıklar, ertelenmiş ihtimaller ve zaman içinde yıpranan ilişkiler oluşturuyor.
Başarır, aile bağları ve eskimiş evlilikler üzerinden ilerleyen hikâyede gündelik hayatın gerçekliğiyle fantastik öğeleri aynı anlatı içinde buluşturuyor. Mizahın ve hüznün yan yana ilerlediği romanda İstanbul ve Roma da hikâyenin önemli durakları arasında yer alıyor.
Dört büyük yazarın mektupları “Boom” dönemine ışık tutuyor
Eylül seçkisinin edebiyat tarihi açısından en dikkat çekici çalışmalarından biri Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları.
Süleyman Doğru’nun çevirisiyle yayımlanan kitap, Latin Amerika edebiyatının dünya çapında etkisini artırdığı dönemin dört önemli ismi arasındaki yazışmaları bir araya getiriyor: Gabriel García Márquez, Julio Cortázar, Carlos Fuentes ve Mario Vargas Llosa.
Bu mektuplar, yalnızca dört yazarın edebi üretim süreçlerini belgelemekle kalmıyor. Dönemin edebiyat çevresini, yazarlar arasındaki dostlukları, fikir alışverişlerini ve zaman zaman ortaya çıkan görüş ayrılıklarını da görünür hale getiriyor. Böylece “Boom” olarak anılan dönemin edebiyat tarihine kişisel bir pencereden bakma imkânı sunuyor.
Klasikler dizisinde Gogol var
Can Yayınları’nın klasikler dizisinin eylül konuğu ise Gogol. Hazal Yalın’ın çevirisiyle yayımlanan İki İvan’ın Münakaşası, iki komşu arasındaki küçük bir anlaşmazlığın giderek büyüyen bir çatışmaya dönüşmesini anlatıyor.
Gogol, basit görünen bir mesele üzerinden taşra hayatının ilişkilerini, kişisel gururu ve bürokrasinin yarattığı çıkmazları hicvediyor. İki İvan’ın giderek büyüyen anlaşmazlığı, yazarın gündelik hayatın içindeki absürtlüğü ve insan zaaflarını ortaya çıkaran mizahının da tipik örneklerinden birini oluşturuyor.
Can Yayınları’nın eylül seçkisi
- Sandro Veronesi – Kara Eylül — Çev. Eren Cendey
- Hélène Cixous – Medusa’nın Kahkahası: 1975 Manifestosu — Çev. Nazlı Ökten
- Başar Başarır – Beni Bir Temiz Dövseler
- Gabriel García Márquez, Julio Cortázar, Carlos Fuentes, Mario Vargas Llosa – Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları — Çev. Süleyman Doğru
- Nikolay Vasilyeviç Gogol – İki İvan’ın Münakaşası — Çev. Hazal Yalın
