Close Menu
    X (Twitter)
    Edebi Bülten
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    X (Twitter) Instagram
    TAKİP EDİN
    POPÜLER KATEGORİLER:
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    Edebi Bülten
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    Bilim

    2025 Nobel Fizik Ödülü’nün Sırrı Çözüldü: İşte Kazananlar!

    Melih KayagilMelih Kayagil7 Ekim 2025
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Eposta Telegram WhatsApp Kopyala

    2025 Nobel Fizik Ödülü, John Clarke, Michel Devoret ve John Martinis’e “elektrik devresinde makroskobik kuantum mekaniksel tünelleme ve enerji kuantizasyonunun keşfi” nedeniyle verildi. Bu prestijli ödül, kazanan üç bilim insanı arasında eşit olarak bölünecek 11 milyon İsveç Kronu tutarında bir maddi destek de içeriyor. Ödül töreni, geleneksel olarak olduğu gibi, 10 Aralık’ta Stockholm’de gerçekleştirilecek.

    İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi üyeleri, bu sabah yaptıkları duyuruyla fizik dünyasına bu önemli haberi ulaştırdı. Nobel Fizik Komitesi Başkanı Olle Eriksson, Uppsala Üniversitesi’nden yaptığı açıklamada, kuantum mekaniğinin modern teknolojinin temelini oluşturduğunu vurguladı.

    Clarke, Devoret ve Martinis, kuantum tünelleme olgusunu mikroskobik dünyadan alıp süperiletken çipler üzerine taşımaları sayesinde ödüle layık görüldüler. Bu sayede, fizikçilerin kuantum fiziğini daha detaylı inceleme ve nihayetinde kuantum bilgisayarlarının geliştirilmesi mümkün hale geldi. Üçlünün çalışmaları, bilimsel açıdan taşıdığı önemin yanı sıra, süperiletken devreler kullanan yeni nesil ticari kuantum bilgisayarlarının gelişimine de zemin hazırladı.

    John Clarke, bu çalışmaların cep telefonlarının çalışma prensiplerinin temelinde yattığını belirtti. Kuantum mekaniği, atom altı parçacıkların evrenindeki olayları tanımlayan bir bilim dalı. Bu olaylar, optik mikroskoplarla bile görülemeyecek kadar küçük ölçekte gerçekleşiyor ve genellikle “mikroskobik” olarak adlandırılıyor. Bu dünya, çok sayıda parçacıktan oluşan makroskobik olaylarla tam bir zıtlık oluşturuyor. Atomların üzerindeki “büyük” dünyada ise bambaşka kurallar ve olgular geçerli.

    Örneğin, bir topu duvara attığımızda topun sekerek bize geri döneceğini biliriz. Ancak kuantum dünyasında durum böyle olmak zorunda değil. Parçacıklar bazen klasik fizik yasalarına göre aşmaları mümkün olmayan bariyerlerin içinden geçerek diğer tarafta belirebilirler. İşte bu olaya tünelleme deniyor.

    Bu yılki Nobel Fizik Ödülü, kuantum tünellemenin çok sayıda parçacığı içeren makroskobik ölçekte de gözlemlenebileceğini gösteren deneylere verildi. 1984 ve 1985 yıllarında Clarke, Devoret ve Martinis, Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de bir dizi deney gerçekleştirdiler. İki süperiletken (belirli bir sıcaklığın altına soğutulduğunda elektriği hiç direnç göstermeden ileten maddeler) kullanarak bir elektrik devresi oluşturdular. Bu süperiletkenleri, hiç akım iletmeyen ince bir malzeme tabakasıyla ayırdılar. Böylece, iki süperiletkenin arasında “akım geçirmeyen” çok ince bir bariyer oluştu.

    Süperiletkendeki tüm yüklü parçacıklar, yani elektronlar tek tek değil, toplu halde, sanki hepsi tek bir “süper parçacıkmış” gibi hareket ediyordu. Deneyler, öncelikle bu olgunun kontrol edilip incelenebileceğini gösterdi. Deneydeki bu süper parçacık, devrenin içinde bir enerji çukuruna sıkışmış durumdaydı. Burada akıma rağmen gerilim (voltaj) yoktu, bu duruma “sıfır voltaj durumu” deniyordu. Klasik fiziğe göre süper parçacığın bu durumdan çıkması imkansızdı çünkü yeterli enerjisi yoktu. Ancak burada kuantum tünelleme devreye girdi. Bu süper parçacık, enerji bariyerini “delerek” o durumdan kurtulabiliyordu. Yani tünelleme yaparak sıfır voltaj durumundan çıkıyor ve bir voltaj oluşuyordu. Böylece kuantum tünellemenin dev bir sistemde bile gerçekleşebileceği gösterilmiş oldu.

    Bu durumu daha iyi anlamak için çukurdaki bir topu hayal edebiliriz. Normalde top, çukurun kenarını aşmak için yeterli enerjiye sahip değilse orada kalır. Ama kuantum dünyasında topun kenarların içinden geçip diğer tarafa “ışınlanma” şansı var. Bu deney, kuantum tünellemenin sadece tek atom veya elektron gibi küçük parçacıklarda değil, birçok parçacığın birlikte davrandığı büyük sistemlerde (makroskobik ölçekte) de gerçekleştiğini göstermek için yapıldı.

    Tek tek parçacıkların tünelleme yeteneği zaten biliniyordu. Örneğin, 1928’de fizikçi George Gamow, bazı ağır atom çekirdeklerinin belirli bir şekilde bozunma eğilimi göstermesinin nedeninin tünelleme olduğunu fark etmişti. Nobel Ödülü alan üç fizikçinin bu süreci ortaya çıkardıkları deneyler ise 1960’larda başladı. Bu çalışmalar, kuantum bilgisayarların temelini oluşturan süperiletken devrelerin geliştirilmesinin yolunu açtı. Ayrıca süperiletken sensörler ve manyetometrelerin temelinde de bu süreç yatıyor. Bu sensörler ve manyetometreler, günümüzde kalp ve beyin aktivitelerindeki zayıf manyetik alanları ölçmek için tıpta (örneğin MEG – Magnetoensefalografi cihazlarında) kullanılıyor. Jeofizikte yeraltı manyetik alan değişimleri bu şekilde ölçülüyor ve malzeme biliminde ultra küçük manyetik sinyaller böylece tespit ediliyor. Bu çalışmalar, maglev trenleri (manyetik levitasyonlu trenler), hastanelerdeki MRI cihazları ve parçacık hızlandırıcıların geliştirilmesiyle de bağlantılı. Cep telefonlarında da bu kavramların dolaylı etkisi bulunuyor. Telefonlar doğrudan süperiletken kullanmasalar da, bu araştırmaların temeli üzerine inşa edilen teknolojileri kullanıyorlar. Örneğin her bir işlemcinin içinde kuantum tünelleme olasılıkları göz önünde bulundurularak tasarlanmış yapılar mevcut.

    Haberlerimizi Google'da Takip Edin

    Gelişmelerden anında haberdar olun, Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin.

    Google'da Takip Et

    Melih Kayagil

    Teknolojiyi seviyorum ve yıllardır teknoloji içerikleri üretiyorum.

    GÖZ ATIN

    Perseid Meteor Yağmuru Türkiye Semalarında Görsel Şölen Oluşturdu

    13 Ağustos 2026

    Kitap Dinlemek ve Okumak Birbirine Çok Benzeyebilir!

    17 Temmuz 2026

    Floransa Kütüphanesinde Galileo’ya Ait Yeni Notlar Bulundu

    6 Mart 2026
    Yanıt Yazın Cancel Reply

    Son Haberler

    Ankara’nın Kitapçıları Kapanırken: Kent Hafızası ve Kitaba Erişim Daralıyor

    Mesajlaşmanın Güvercinler Tekrar Popüler

    Savaşın Edebiyatla Kesişiminde Beş Kitaplık Okuma Rotası

    Özel Okullarda Kitap Ücretleri 80 bin TL!

    • HABER
    • TEKNOLOJİ
    • KÜLTÜR

    Ankara’nın Kitapçıları Kapanırken: Kent Hafızası ve Kitaba Erişim Daralıyor

    Özel Okullarda Kitap Ücretleri 80 bin TL!

    Aziz Sancar’dan Özgür Bolat’ın Kitabına Önsöz

    Küba’da 160 Yıllık Gelenek: Purolar Sarılırken Kitaplar Sesleniyor

    Mesajlaşmanın Güvercinler Tekrar Popüler

    Otomatik karşılama özelliği WhatsApp gruplarına geliyor

    WhatsApp’ta Yeni Dönem: Kişiler Kullanıcı Adıyla Kaydedilebilecek

    Minimal Phone 2 tanıtıldı: Fiziksel klavyeli telefonlar dönüyor!

    Kapadokya planı mahkeme engeliyle karşılaştı, umut yeşerdi

    Spider-Man: Brand New Day, 2 milyar doları aşarak gişe tarihine geçti

    Kaş Jazz Festivali 8. kez düzenleniyor

    Matrix yönetmeni Lilly Wachowski: “Filmime para yok!”

    RSS beslemesi: Topluluk Başlıkları Topluluk Başlıkları
    • Güncel Kitap Kampanyaları
    • Tekrar Tekrar İzlediğiniz Diziler?
    • Çevirmenine güvenip aldığınız kitaplar var mı?
    • Şu Anda Hangi Kitabı Okuyorsunuz?
    • Android mi IOS mu?

    X (Twitter) Instagram
    • Hakkımızda
    • Gizlilik Politikası
    • Künye
    • SEO UYUMLU İÇERİK
    • Web Tasarım – Backlink
    2025 - Güncel edebiyat haberleri - Kitap Haberleri. Güncel edebiyat, sanat ve bilim içerikleri ile birlikte kültürü doğru adresten takip edin!
    tasarım: Aradigo 💜

    Arama yapmak için Enter tuşuna basın. Esc basarak kapatabilirsiniz