Auster, çağdaş postmodern edebiyatın önemli temsilcileri arasında yer alıyordu ve eserleriyle geniş bir hayran kitlesi edinmişti. Auster’ın ölüm haberi, yakın arkadaşı ve dostu Jackie Lyden tarafından doğrulandı. Yazar, dünya çapında tanınmış eserleri arasında yer alan New York Üçlemesi ve Leviathan gibi kitaplarla edebi mirasını zenginleştirmişti. Eserlerinde genellikle tesadüf, şans ve kader temalarını işleyen Auster, karakterlerinin çoğunu yazarlar olarak tasvir ederdi. Kendine özgü kurgusal evrenini genişletmek için eski kitaplarındaki karakterleri sık sık yeniden ziyaret ederdi. Auster, Columbia Üniversitesi’nde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı eğitimi aldıktan sonra Fransa’ya taşınmış ve Fransız yazarlardan çeşitli eserler çevirmişti. 1987’de New York Üçlemesi’nin yayımlanmasıyla büyük bir…
Yazar: Edebi Bülten
Bu yeni şube, sadece çizgi roman konseptiyle hizmet verecek. İstanbul Kitapçısı’nın Kabataş Transfer Merkezi’ndeki bu yeni şubesinin tanıtımını yapmak için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından bir video paylaştı. Eski Kabataş Meydanı’nda bulunan Kabataş Transfer Merkezi’ne dönüştürülen alanda hizmete giren bu yeni şube, İstanbul Kitapçısı’nın farklı yerlerdeki şubelerine bir yenisini ekliyor. İmamoğlu, paylaşımında Kabataş Transfer Merkezi’nin önemine de değinerek, “Metro, tramvay, vapur, otobüs ve füniküler hatlarını birleştiren Kabataş Transfer Merkezi, aynı zamanda yeşil alan, seyir terası, yürüyüş hattı, Beltur kafe ve çizgi romanlara özel İstanbul Kitapçısı gibi keyifli sosyal alanlarla donatıldı” ifadelerine yer verdi. https://twitter.com/ekrem_imamoglu/status/1784865140933861860 İmamoğlu’nun paylaştığı…
Haydar Akın bu kitapta, insanoğlunu ötekileştiren süreçlerin sonucunda ortaya çıkan ve “farklılık/aykırılık yaratan haller” olarak tanımladığı delilik, melankoli ve cinlenme gibi, dönem dönem patolojik vaka (hastalık) olarak da görülen kavramların, Avrupa tarihinde izlediği seyri farklı bir cepheden ele alıyor. “Kitapta, insanoğlunu ötekileştiren süreçlerin sonucunda ortaya çıkan ve ‘farklılık/aykırılık yaratan hâller’ olarak tanımladığım delilik, melankoli ve cinlenme gibi, dönem dönem ‘patolojik vaka’ (hastalık) olarak da görülen durumların, Avrupa tarihinde izlediği seyri farklı bir cepheden ele almaya çalıştım. Bunu yaparken de, yaklaşık iki bin beş yüz yıldır insan bedeni üzerinden yürütülen hastalık-sağlık söyleminin tartışılmasına uyum/düzen uyumsuzluk/kaos karşıtlığından hareketle yaklaşmayı denedim. Bu süreci…
Dizinin ilk kitapları, Turgay Kantürk, Emel İrtem ve Altay Öktem’in toplu şiirlerinden oluşacak. SRC Yayınevi’nin yeni girişimi olan Bi’Dünya Şiir, günümüz şiirinin önde gelen imzalarını bir araya getirerek okurlara sunmayı hedefliyor. Yayınevi, şiir yayıncılığında azalan ilgiye yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyor. Bi’Dünya Şiir, Toplu Şiirler dizisiyle çağdaş şairlerin şiir dünyalarını ve serüvenlerini bütünsel bir şekilde okurlara sunmanın yanı sıra, farklı kuşaklardan şairlerin ve özgün dil kullanımıyla dikkat çeken genç şairlerin ilk kitaplarına da yer verecek. Dizinin amacı, dünya şiirinin seçkin ve önemli eserlerini Batı ve Doğu şiir geleneğine eşit ölçüde odaklanarak yayınlamak. Ayrıca, dilimize henüz çevrilmemiş ancak kendi evrenini oluşturmuş…
Hızlan, “Bazı kitaplar değerini aşıyor, özellikle diziye uyarlanmışsa. Parayı veren kitap bastırıyor. Ben gerçek kitabın okunmasını isterim.” dedi. Sunuculuğunu üstlendiği “Film Gibi Hayatlar” programında Hürriyet yazarı ve gazeteci Doğan Hızlan’ı konuk eden Hülya Koçyiğit, programda Hızlan’ın kitap tutkusunun çocukluk yıllarında başladığını dile getirdi. Hızlan ise çocukluğunda evde bulunan kitapların etkisiyle edebiyat ve müziğe ilgi duyduğunu ifade etti. “Evde kitaplar vardı, sizi eve kapatırlarsa ne yapacaksınız; kitap okuyorsunuz. Evde herkes işini yapardı, bana okumak, yazmak kaldı.” şeklinde konuştu. Hızlan, sohbetinde sahaflara sıkça gittiğini ve kitaplarla ilgili dikkat çekici tespitlerde bulundu. “Sahaflarda insanların unuttukları vardır, göremedikleri vardır.” diyen Hızlan, kitapçılara gittiğinde ilk…
Muhsin Kızılkaya, HaberTürk gazetesinde yayımlanan “İki Oğulun İhaneti, Bir Romanın Gücü” başlıklı yazısında, yirminci yüzyılın önemli yazarlarından Gabriel Garcia Marquez’in oğulları tarafından iki kez ihanete uğradığına dikkat çekti. Kızılkaya, yazısında Marquez’in oğullarının babalarının vasiyetine rağmen son romanı “Ağustos’ta Görüşürüz”ü yayınladıklarını belirtti. Bununla birlikte, Marquez’in oğullarının yayıncısı ve editörünün vasiyeti çiğneyerek kitabı yayınlama gerekçelerini savunduklarını, ancak oğullarının babalarının son yıllarında hafıza kaybı yaşadığını iddia ettiklerini ifade etti. İkinci ihaneti ise, Marquez’in yaşarken ret ettiği “Yüzyıllık Yalnızlık” romanının dizi film olarak yapılmasına izin vermeleri olarak gösterdi. Marquez’in oğulları, dizi teklifinin babalarının ölümünden sonra geldiğini ve Netflix ile anlaştıklarını belirtti. Bu kararı babalarının…
Rus yayıncı AST, eserin tamamını yayınlamanın “imkansız” olduğunu belirterek, metni alışılmadık bir şekilde düzenlemeye karar verdi. Yayıncı, metnin neredeyse beşte birini siyah mürekkeple karartarak satışa sundu. AST’den yapılan açıklamada, metnin bazı bölümlerini karartmanın, pasajları kesmekten daha dürüst bir çözüm olduğu vurgulandı. Bu sayede, Carnero’nun eserinin okuyucularıyla etkileşimini artırdığı ifade edildi. Yayıncı, “hak sahibinin” AST’nin bulduğu çözümü onayladığını belirtti. Carnero ise İtalyan yayıncısının, biyografinin Rusya’da yayınlanabilmesinin tek yolunun bu olduğunu söylemesi üzerine metindeki kesintileri kabul ettiğini ifade etti. Carnero, sansür kesintilerinin siyasi bir jest olarak değerlendirildiğini ve sansürün acımasızlığını kınamak amacıyla siyah mürekkep şeritleriyle vurgulanmasına karar verildiğini belirtti. Yazar, “Eşcinsellik temasına…
Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi- Felsefe Bölümü iş birliği ile düzenlenecek olan konferans, Alman idealizminin önemli temsilcilerinden filozof Immanuel Kant’ın felsefi düşüncesini çeşitli açılardan ele alacak. Katılımcılar arasında Kaan H. Ökten, Ceren Dalgıç, Sefa Melih Akgün gibi önemli akademisyenlerin bulunduğu konferans, üç gün boyunca farklı üniversitelerden çok sayıda felsefeci ve akademisyenin katılımıyla gerçekleşecek. Kant’ın felsefi mirası üzerine yapılan tartışmaların yoğunlaşacağı etkinlik, katılımcılara Kant’ın düşüncelerini derinlemesine anlama ve değerlendirme fırsatı sunacak. Kant’ın 300. doğum yılını kutlamak amacıyla düzenlenen konferans, Türkiye’deki felsefe alanındaki önemli etkinliklerden biri olarak dikkat çekiyor. Kant’ın evrensel etkisi ve felsefi mirasının günümüz düşünce dünyasındaki yeri konferansın…