İtalyan yönetmen ve senarist Paolo Sorrentino’nun “Herkes Haklı” adlı romanı, Epona Yayınları tarafından Ezay Akyıldız’ın çevirisiyle okuyucuya sunuluyor. Roman, Sorrentino’nun sinema filmlerindeki çarpıcı ve grotesk anlatım tarzını edebiyat dünyasına taşıyor. Bu kez, daha sert ve saldırgan bir üslupla yazılan “Herkes Haklı”, okuyucuyu, Frank Sinatra’nın ölümünün ardından, Napoli ve Capri gibi egzotik coğrafyalarda geçen, karmaşık bir hikayeye sürüklüyor. Romanın merkezinde, şarkıcı Tony Pagoda’nın kişisel tarihi yer alıyor. Pagoda, kötü alışkanlıkları ve etrafındaki tuhaf insanlarla dolu bir yaşamın içinde sıkışıp kalmış, aynı zamanda bir tür bilgeye dönüşümü yaşayan bir anti-kahraman olarak karşımıza çıkıyor. Kötü arkadaşlarıyla birlikte yaratıcı coşkusundan uzaklaşmayan Pagoda’nın hikayesi, ironi,…
Yazar: Edebi Bülten
İlhan Özgen’in “Futbol 101” adlı eseri, futbolun sadece saha içindeki müsabakalardan ibaret olmadığını, aynı zamanda tarihsel süreçte ve toplumun çeşitli alanlarında nasıl bir kültürel ve sosyoekonomik fenomen haline geldiğini derinlemesine inceleyen bir çalışma sunuyor. Kitap, futbolun kökenlerinden günümüze uzanan yolculuğunu, ilginç hikayeler, örnek olaylar ve yazarın kendi çıkarımlarıyla bir araya getiriyor. Özgen, futbolun ortaya çıkışını, kurallarının oluşumunu ve uluslararası alanda yükselişini detaylı bir şekilde ele alarak, bu oyunun sadece bir spor dalı olmadığını, aynı zamanda savaşların gölgesinde birer arenaya dönüşen dünya kupalarının önemini de vurguluyor. Kitap, futbolun Avrupa’da yayılışını, özellikle de 1950’lerden sonraki yükselişini anlatırken, her on yılı ayrı ayrı…
Bahar Akman’ın kaleminden çıkan yeni polisiye romanı “Derin Sırlar”, Maceraperest Kitaplar tarafından yayımlandı. Roman, Komiser Tunç’un karmaşık bir cinayet soruşturmasının merkezinde yer aldığı bir hikaye sunuyor. Soruşturmanın temeli, Osmanlı mirası taşıyan Camondo ailesinin gizemli bir emanetiyle örülmüş. Komiser Tunç, bu ailenin bıraktığı izleri nesilden nesile takip ederek, cinayetlerin ardındaki gerçeği çözmeye çalışırken geçmişle günümüz arasında gidip geliyor. Romanın anlatıcısı, Irène adında bir bebeğin gözünden olaylara odaklanıyor. Irène, bir bakımevinin karanlık ve umutsuz atmosferinde, yüzlerce yetimle birlikte yaşıyor. Bu bakımevinde, bebeklerin ani ve trajik ölümleriyle karşılaşıyor. Irène’nin yaşadığı korku, hem kendi çocuklarının güvenliği hem de bakımevindeki diğer bebeklerin kaderiyle ilgili endişelerden…
İzmir’de 1923 yılının Şubat ayında başlayan ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde yürütülen Türkiye İktisat Kongresi, ülkenin ekonomik bağımsızlık hedeflerini belirleme sürecinde kritik bir dönüm noktası olmuştur. İş Kültür Yayınları tarafından yayımlanan “Sıra İktisadi Zaferde – İzmir’de İlk Türkiye İktisat Kongresi ve Sergisi” adlı kitap, bu kongrenin kapsamlı bir incelemesini sunmaktadır. Y. Doğan Yalçınkaya tarafından hazırlanan çalışma, kongredeki önemli tartışmaları, Gazi Paşa’nın açılış konuşmasını tam metniyle birlikte ele alırken, aynı zamanda kongre sürecine katılan isimlerin iktisadi faaliyetlerini de kapsamaktadır. Kitapta, kongredeki esaslar, Meclis’teki ve dönem basınındaki tartışmalar üzerine yazılan makaleler yer almasının yanı sıra, kongre sergisinin fotoğrafları da sunulmaktadır. Bu…
Esther Kinsky’nin “Rombo” adlı romanı, Axis Yayınları aracılığıyla Mehmet Tahir Öncü’nün çevirisiyle okuyucuya ulaşacak. Roman, 1976 yılının Mayıs ve Eylül aylarında İtalya’nın kuzeydoğusunu derinden sarsan ve binlerce insanın hayatını kaybettiği, sayısız insanın evsiz kaldığı iki büyük depremi konu alıyor. Hikaye, depremin yarattığı yıkımın ardından, uzak bir dağ köyünde yaşayan yedi sakinin, erkek ve kadınların hayatlarını ve bireysel anılarını yeniden şekillendiren etkileşimlerini anlatıyor. Kinsky, doğanın insan hayatı üzerindeki gücünü ve yıkımın kişisel hafızayı nasıl derinden etkilediğini ustalıkla işliyor. Roman, deprem felaketinin ardından yaşanan kayıpların, unutmanın ve hafızanın karmaşık etkileşimlerini gözler önüne seriyor. Kırık anılar, eski yaralar ve bireylerin kendi geçmişleriyle yüzleşmeleri,…
Alberto Toscano’nun “Geç Faşizm – Irk, Kapitalizm ve Kriz Siyaseti” adlı eseri, Dipnot Yayınları tarafından Şebnem Oğuz’un çevirisiyle okuyucuya sunuluyor. Kitap, faşizmi tek bir ideolojik veya politik kategori olarak ele almak yerine, çoklu krizlerle şekillenmiş ve bu krizlere maruz kalmış bir süreç olarak değerlendiriyor. Anti-faşist düşüncenin geniş arşivlerinden yararlanarak, faşizmin toplumsal ve ideolojik dinamiklerine, kültürel özelliklerine ve zamansal değişimlerine odaklanıyor. Toscano, faşizmin sadece bir rejimden ibaret olmadığını, aynı zamanda kapitalizmin ve ırkçılığın bir ürünü olarak, farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda yeniden ortaya çıkan bir olgu olduğunu savunuyor. Özellikle sömürgeci modernitenin başlangıcından günümüze kadar uzanan faşizm örneklerini inceleyerek, bu olgunun tarihsel…
Metin Çulhaoğlu’nun uzun yıllara sığdırılmış bir düşünce birikimi, dört ciltlik bir kitap serisiyle okuyucuya sunuluyor. Bu kapsamlı çalışma, Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın süredir sürdürdüğü sosyalist mücadele ve teorik çalışmalarının somut bir ürünü olarak değerlendirilebilir. Yordam Kitap tarafından yayınlanan bu seri, Çulhaoğlu’nun çeşitli mecralarda yayımlanmış makalelerinden oluşuyor ve onun geniş bir yelpazedeki yazarlık üretimini bir araya getiriyor. Serinin ilk ciltinde, Çulhaoğlu’nun sosyalist hareketin gelişimine yön veren önemli katkıları yer alıyor. Özellikle 70’li yıllardan itibaren başlayan ve o zamandan beri kesintisiz devam eden yazarlık faaliyetleri, Çulhaoğlu’nun ülke gündemindeki ve siyasal tartışmalardaki yerini açıkça ortaya koyuyor. Marksizmin ve sosyalizmin temel teorik sorunlarına derinlemesine…
Haruki Murakami’nin, okurları derin bir hayal dünyasına çeken Zemberek Kuşu romanı, Doğan Kitap aracılığıyla Nihan Önal’ın çevirisiyle yeniden okuyucuya sunuluyor. Bu eser, Murakami’nin kendine özgü üslubu ve sıra dışı karakterleriyle edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiş, aynı zamanda geniş bir hayran kitlesine sahip bir yapıt. Roman, susuz bir kuyunun dibine inen Toru Okada’nın hayatının bu anıdan sonra değişmesine neden olan olayları konu alıyor. Okada’nın etrafındaki tuhaf karakterler ve olay örgüsü, okuyucuyu bir gizem ve merak içinde bırakıyor. Romanın kadrosunda, Toru Okada’nın karısı gazeteci Kumiko Okada, Toru Okada’ya yakın olan yeniyetme kız May Kasahara, bedensel zerrecik takıntısı olan kırmızı şapkalı medyum…