Yazar: Pelin Yılmaz

Edebiyat fakültesi mezunuyum, aynı amanda öğretmenim. Kültür sanat haberlerini, incelemeleri ve görüşlerini paylaşıyorum.

Sacha Heemels’in hem resimlediği hem de kaleme aldığı “Ay Her Yerde Aynıdır” adlı çocuk kitabı, Sinan Çakmak’ın çevirisiyle Can Çocuk Yayınları tarafından okurların beğenisine sunuldu. Bu sıcak hikaye, küçük bir kutup ayısı olan Luna’nın maceralarını anlatıyor. Luna ve annesi, yiyecek bulmak amacıyla Kuzey Kutbu’ndaki evlerinden ayrılmak zorunda kalırlar. Yolculukları onları karanlık ve bilinmez ormanlara götürür. Bu yeni ortamda Luna, etrafındaki her şeyi biraz tuhaf ve ürkütücü bulur. Ormanın derinliklerinde ilerlerken, bir umut ışığı belirir: Gökyüzünde parlayan tanıdık bir ışık. Bu ışık, Luna’ya cesaret verir ve ona evini hatırlatır. Annesi, Luna’ya bu ışığın her zaman orada olduğunu söyler. “Ay her yerde…

Devamı

Korku edebiyatının önde gelen isimlerinden Stephen King, eserlerinin sinemaya uyarlanması konusunda her zaman açık sözlü olmuştur. Altmıştan fazla romanı ve iki yüzü aşkın kısa öyküsü defalarca beyaz perdeye aktarılmasına rağmen, bu uyarlamaların birçoğu hem hayranları hem de eleştirmenler tarafından tartışma konusu yaratmıştır. King’in kendisi de senaryo hataları ve uyarlama sürecindeki sorunlar nedeniyle pek çok filminden memnun kalmamıştır. İşte Stephen King’in kendi eserlerinden uyarlanan ve bizzat kendisi tarafından beğenilmeyen on film: Lanetli Hediyeler (Needful Things) – 1993: Sakin bir kasabada bir antikacının karanlık etkilerini konu alan yapım, King’in beklentilerini karşılamadı. Salem Kasabasına Dönüş (A Return To Salem’s Lot) – 1987: Vampirlerle…

Devamı

Van’ın Erciş ilçesinde yaşayan 56 yaşındaki engelli Veysel Tanın, çizimle hayata tutundu. Yalnız yaşayan ve yüzde 98 engelli raporu bulunan Tanın, ortopedik, zihinsel ve kronik rahatsızlıklarıyla mücadele ediyordu. Hayatındaki dönüm noktası, Erciş Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı personelinin saha çalışmaları sırasında kendisiyle tanışması oldu. Vefa Destek Projesi kapsamında desteklenen Tanın’ın ev temizliği yapıldı ve çeşitli yardımlarda bulunuldu. Vakıf personelinin yönlendirmesiyle Kaymakamlık bünyesindeki psikologlarla görüşen Tanın, yaşadığı sıkıntıları paylaşma fırsatı buldu. Doktorların sanata olan ilgisini keşfetmesiyle resim çizmeye başladı. Kaymakamlığın sağladığı malzeme desteğiyle kısa sürede kendini geliştiren Tanın, 155 adet karakalem ve manzara resmi yaptı. Resimleriyle evinin duvarlarını süsleyen Tanın,…

Devamı

Başarılı oyuncu Saoirse Ronan, Sam Mendes’in merakla beklenen “The Beatles” biyografi projesinde Linda McCartney rolünü üstlenecek. Dört Oscar adaylığı bulunan Ronan, Paul McCartney’yi canlandıracak olan Paul Mescal ile birlikte başrolde yer alacak. Dört bölümden oluşacak bu yapımda Ronan, müzik tarihinin ikonik figürlerinden Linda McCartney’ye hayat verecek. Linda ve Paul McCartney, 1969’da evlenerek müzik dünyasında unutulmaz bir ortaklık kurmuşlardı. Linda, The Beatles sonrası Paul McCartney’nin kurduğu Wings grubunda klavyeci ve vokalist olarak eşinin yaratıcı ortağı olmuştu. Linda McCartney, 1998’de 56 yaşında kanser sebebiyle hayatını kaybetmişti. Mendes’in iddialı projesi, The Beatles’ın her bir üyesinin bakış açısıyla anlatılacak dört ayrı filmden oluşuyor. Her…

Devamı

Gözyaşı, sosyal hayatın binlerce yıllık bir parçası olarak, antik dönemlerden günümüze çeşitli amaçlarla kullanılan şişelerin odağında yer almıştır. Parfüm ve zehir gibi farklı içeriklere ev sahipliği yapan bu şişeler, özellikle gözyaşı şişeleri aracılığıyla duygusal bir anlam kazanmıştır. Gözyaşı şişeleri, hem milattan önce hem de milattan sonraki dönemlerde, özellikle askerlerin uzun süren savaş görevleri sırasında ortaya çıkmıştır. Bu şişeler, eşlerin birbirlerine duydukları sevgiyi ifade etme aracı olarak tasarlanmıştır. Savaşta olan eşlerinden ayrı kalan kadınlar, bu şişelere gözyaşlarını biriktirerek kocalarına olan derin sevgilerini göstermeye çalışmışlardır. Gözyaşı şişeleri, kadınların kocalarına olan sadakatlerini, bağlılıklarını ve ayrılık acısını ifade etmelerinde önemli bir rol oynamıştır. Kadınlar,…

Devamı

Daniel Day-Lewis, üç Oscar ödülü sahibi olarak Hollywood’un en saygın oyuncularından biri olarak kabul ediliyor. Ancak son zamanlarda, günümüzdeki bazı oyuncuların metot oyunculuğuna yaklaşımları konusunda endişelerini dile getirdi. Day-Lewis, bu tekniğin bazı aktörler tarafından yanlış yorumlandığını ve bunun da oyunculuk mesleğinin itibarına zarar verdiğini düşünüyor. Day-Lewis, The New York Times ile yaptığı bir röportajda, metot oyunculuğunun artık “kolay bir hedef” haline geldiğini belirtti. Özellikle, bazı oyuncuların “tamamen metoda girdi” gibi ifadeler kullanarak, sanki akıl sağlıklarını kaybetmiş gibi davrandıklarını duyduğunu söyledi. Bu durum, Day-Lewis’i rahatsız ediyor, çünkü insanların oyunculuğun özünü değil, sadece yüzeysel ve gösterişli yanlarını ön plana çıkardığını düşünüyor. Usta…

Devamı

Jaime Roche’un yazdığı ve Doruntina Beqiraj’ın resimlediği “Pırıl ve Bir Dilim Kaygı” adlı çocuk kitabı, The Kitap tarafından okuyucuyla buluştu. Kitap, korkularını gidermek için çeşitli “ritüeller” geliştiren çocukların durumunu ele alıyor. Bu tür panik ve kaçınma davranışları sıklıkla yanlış anlaşılabiliyor ve inatçılık veya dikkat çekme çabası olarak değerlendirilebiliyor. Ancak çocuğun korkusu ciddiye alınmadığında, büyük bir utanç duygusu gelişerek sorunu daha da kötüleştirebiliyor. Çocuklar korkularını saklayabiliyor, okulda maske takarken evde adeta çöküş yaşayabiliyorlar. Müdahale edilmediği takdirde bu korku büyüyerek hayatın farklı alanlarına yayılabilir. Çocuklara yardım etmenin ilk adımı, onların duygularını kabul etmek ve kaygıyı gizemli bir şey olmaktan çıkarmak. Çocuğun yalnız…

Devamı

Filmler her zaman iyi kahramanlara ihtiyaç duyar, ancak unutulmaz bir kötü karakter bir yapımı efsaneleştirebilir. İşte sinema tarihine damga vurmuş, mükemmel yazılmış ve etkileyici performanslarla hayat bulmuş 10 unutulmaz kötü karakter: Mr. Potter — “It’s a Wonderful Life” (1946) Frank Capra’nın yönettiği bu Noel klasiği, aile, erkeklik ve ruh sağlığı üzerine dokunaklı bir hikaye sunuyor. Filmdeki zalim banker Bay Potter, Lionel Barrymore’un performansıyla açgözlülüğün ve denetlenmeyen gücün vücut bulmuş hali olarak karşımıza çıkıyor. Harry Powell — “The Night of the Hunter” (1955) Başlangıçta başarısız olan bu yapım, zamanla yeniden keşfedilerek sinema tarihinin en korkutucu kötü karakterlerinden biri olan Robert Mitchum’un…

Devamı