Başak Baysallı, edebiyat dünyasına Kuzguncuk’un renkli ve çok kültürlü atmosferini taşıyan “Fresko Üçlemesi” adlı eserleriyle adımını atmıştı. İlk romanı “Fresko Apartmanı” ile okurları 19. yüzyılın İstanbul’undaki tarihi bir apartmanın sakinlerinin hayatlarına götüren Baysallı, ardından “Sarkaç” romanıyla 1940-1954 yılları arasındaki Varlık Vergisi ve çalışma kamplarının karanlık dönemine ışık tutmuştu. Şimdi ise bu üçlemenin son halkası olan “Başka Zamanların Adımları” ile okuyucuları büyük bir hikayeye dahil ediyor.
“Başka Zamanların Adımları”, Napoli’de yaşayan akademisyen Defne’nin babası Nedim Arditi’nin ani ölümüyle başlayan ve onu ailesinin geçmişine dair bir yolculuğa sürükleyen bir anlatı sunuyor. Defne, babasının bıraktığı kırmızı kaplı defteri takip ederek İstanbul’a, “Fresko Apartmanı”na ve oradaki Kirkor karakterinin anlattığı hikayelere yöneliyor. Bu yolculuk, Defne’nin hem ailesinin sır perdesini aralamasına hem de kendi kimliğini ve ait olma duygusunu sorgulamasına olanak tanıyor.
Yazarın detaycı üslubu, dönemin atmosferini, kokularını ve seslerini canlı bir şekilde günümüze taşıyor. “Fresko Üçlemesi”, mekânın bir karakter gibi işlendiği ve bireysel hafıza ile kolektif hafızanın iç içe geçtiği eserler arasında özel bir yere sahip. Bu üçleme, göçlerin yarattığı köksüzlüğü, yarım kalmış aşkları ve kuşaklar boyunca süren sessizlikleri bir araya getirerek edebiyatımızdaki göç ve mübadele anlatılarına modern ve çok katmanlı bir perspektif kazandırıyor.
17 Ocak Cumartesi günü Beyoğlu’ndaki Frej Coffee & Art House’ta yazarın ilk okur buluşması ve söyleşisi düzenlenecek. Editörümüz Beyza Ertem’in moderatörlüğünde gerçekleşecek olan bu etkinlik, okurların Baysallı’nın eserlerini daha yakından tanıma fırsatı sunacak. “Başka Zamanların Adımları”, “Ev, insanda ağrıya sebep olur muydu hiç?” sorusunu sorarak, gidenlerin ardından kalan boşluğu doldurmaya ve geçmişle bugünü birbirine bağlamaya çalışan güçlü bir eser olarak edebiyatımızda yerini alıyor.
