Türk halk edebiyatında çoğu zaman ölümden daha derin bir acı olarak kabul edilen ayrılık, “Bu Hikâye Senden Uzun Osman” adlı tek kişilik sahne performansıyla izleyicisiyle buluştu. Yazar Aylin Balboa’nın Mart 2017’den Nisan 2022’ye kadar Kafa dergisinde yayımlanan, ayrılık kavramını mektup formatında işleyen kısa öyküleri, bu eserle sahneye taşınmış oldu. Oyun, usta oyuncu Şenay Gürler’in tek kişilik ve etkileyici performansıyla Fişekhane’de prömiyer yaptı.
Salih Usta’nın yönetmenliğini üstlendiği, Sertaç Sayın’ın metin danışmanlığı yaptığı, Ozan Ömer Akgül’ün dramaturgluğunda ve Mehmet Küçükgünaydın’ın yapımcılığında sahneye aktarılan bu eser, uzun yıllarını paylaştığı partnerinden ayrılan bir kadının yaşadığı içsel dönüşümü konu ediniyor. Başlangıçta eski hayat arkadaşına yazılan mektuplardan oluşan anlatı, karakterin kendi hikâyesine, kritik dönüm noktalarına ve kişisel yolculuğuna dair bir kayda kendiliğinden evriliyor.
Toplamda yirmi mektup ve bu mektuplardaki her bir satır, Şenay Gürler’in yetkin oyunculuğuyla sahneye taşınıyor. Gürler’in mimikleri, duruşu, ses tonlamaları ve vurguları, metne adeta hayat veriyor ve izleyenleri Osman’dan hesap sorma isteğiyle baş başa bırakıyor. Rabia Kip’in 1980’lerin modern ofis mimarisini çağrıştıran dekor tasarımı, Gürler’in kesintisiz hareket halindeki performansıyla birleşerek anlatının vazgeçilmez bir öğesi haline geliyor. Karakterin derin duygu geçişlerini seyirciye ulaştırmada kilit rol oynayan ışık tasarımı Ayşe Sedef Ayter’e, ses tasarımı ise Güneş Bozkır’a ait olup, her iki unsur da görevini başarıyla yerine getiriyor.
Oyun, belirli tarihlerde tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek. 6 Mart’ta Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde, 14 Mart’ta Akatlar Kültür Merkezi’nde, 23 Mart’ta Trump Sahne’de, 1 Nisan’da Ses Tiyatrosu’nda ve 12 Nisan ile 12 Haziran tarihlerinde tekrar Fişekhane Ana Sahne’de sahnelenecek. Detaylı program bilgileri ve biletler “Biletinial” internet sitesi üzerinden edinilebilir.
Oyunu izlerken, psikiyatrist Elisabeth Kübler-Ross’un yas sürecindeki beş aşamalı duygu döngüsü (inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme) akıllara geliyor. Şenay Gürler’in canlandırdığı kahraman, Osman’dan ayrılık sürecinde bu evrelerden geçerek, sonunda “ayrılığın da sevdaya dahil olduğu” gerçeğini kabulleniyor. Bu süreçte karakter ağlıyor, gülüyor, kızıyor; ancak açıkça görüldüğü üzere olgunlaşıyor ve dönüşüyor. Bu kabullenme aşaması, iki kişinin yaşamının aslında daha sakin, daha güvenli ve paylaşımcı olabileceğinin altını çiziyor.
“Bu Hikâye Senden Uzun Osman”, yalnızca bir aşk hikayesi olmanın ötesine geçerek güncel hayata dair önemli göndermeler içeriyor. Salgın dönemi takıntıları, modern insanın ritüelleri ve kapitalizmin şekillendirdiği yeni insan tipi gibi temalar, eseri daha geniş bir perspektife taşıyor. Hikaye, gerçekten de adından da anlaşılacağı gibi, Osman’dan çok daha uzun. Oyunun etkileyici mesajı ise şu sözlerle özetleniyor: “Kimse kendini bir şey sanmasın, bizden büyük hayat var Osman.”
