Peter Weiss’ın tiyatro klasiği “Saloz’un Mavalı”, 1970’lerin başında usta çevirmen Can Yücel’in özgün dil yeteneğiyle Türkçeye kazandırılmasından bu yana sahne sanatlarımızın önemli eserlerinden biri olma özelliğini sürdürüyor. Asıl adı “Gesang vom Lusitanischen Popanz” olan bu yapıt, modern Alman edebiyatının ve “belgesel tiyatro” akımının önde gelen isimlerinden Peter Weiss’ın kaleminden çıkmıştır. Bertolt Brecht sonrasının en etkili yazarlarından biri olarak kabul edilen Weiss, tiyatronun toplumsal gerçekleri ele almasındaki cesur yaklaşımıyla tanınır. Yazın hayatının zirvesini temsil eden eserleri arasında “Marat/Sade” ve “Soruşturma” ile birlikte “Saloz’un Mavalı” da yer almaktadır. Çağlar Tanyeri ve Turgay Kurultay’ın dilimize çevirdiği “Derinmenin Estetiği” adlı kitabı da yazarın düşünsel derinliğini ortaya koymaktadır.
Cihangir Atölye Sahnesi (CAS), 2020 yılından beri “Saloz’un Mavalı”nı sahneleyerek tiyatro izleyicisiyle buluşturmaktadır. Arzu Gamze Kılınç ve Muhammet Uzuner tarafından 2017’de kurulan CAS, yetiştirdiği öğrencileriyle birlikte sahneledikleri oyunlarla dikkat çekmektedir. Yönetmenliğini Muhammet Uzuner’in üstlendiği bu oyun, Portekiz’de 1932 yılında iktidara gelen Antonio Salazar’ın otuz altı yıllık baskıcı, şiddet dolu ve sömürücü iktidar dönemini işlemektedir. Eser, sömürgecilik tarihi, sınıf çatışmaları ve mülkiyet kavramına eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır.
Sahnede Alper İrvan, Aylin Gündüz, Barış Kaan Güven, Berfin Karatay, Boran Özsaygı, Can Seçki, Dorukhan Kenger, Furkan Özkan, Murat Aytekin, Onur Özer, Ömercan Çelebi, Selda Uyan ve Zuhal Atalay gibi yetenekli oyuncular yer almaktadır. Hicran Akın’ın dinamik koreografisi, Onur Alagöz’ün etkili ışık tasarımı ve Selda Uyan’ın tasarlayıp uyguladığı kuklalar, oyunun görsel ve dramatik gücünü artırmaktadır. Faşizmi simgeleyen “beyaz” ve “siyah” bezler ile “Saloz” lakaplı Salazar’ı temsil eden, rahatsız edici görünümlü kukla, oyunun didaktik akışını kırmakta ve izleyiciyi olayların içine çekmektedir. Yaklaşık 60 dakika süren bu çarpıcı performansın sonunda, sömürü düzeninin, köleliğin ve faşizmin günümüzde hala farklı biçimlerde varlığını sürdürdüğü gerçeği güçlü bir mesajla vurgulanmaktadır.
Can Yücel’in çevirisi, “Saloz’un Mavalı”na yerel bir dokunuş katarak eserin değerini katbekat artırmıştır. Bu sayede oyun, 1970’lerden bu yana birçok tiyatro topluluğu tarafından sahnelenmiş ve küresel çaptaki savaşlar ile diktatörlüklerin şekil değiştirmesine rağmen güncelliğini korumuştur. CAS’ın “kolektif düşünce ve davranışı önemseme” ilkesi, sahneye taşıdığı başarıların temelini oluşturmaktadır. “Saloz’un Mavalı” bu sezon 26 Mart’ta son kez sahnelenecek olsa da, önümüzdeki sezon da izleyicisiyle buluşmaya devam edecektir. CAS’ın programında yer alan “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!”, “Neredeyse Eşittir” ve “Joko’nun Doğum Günü” gibi diğer oyunlar da tiyatroseverlerin ilgisini çekmektedir. CAS ve tüm bağımsız tiyatroların ayakta kalması ve kültürel yaşamımıza katkıda bulunması hepimizin ortak sorumluluğudur.
