21’inci yüzyılın ilk çeyreği, insanlığın geleceğine dair iki temel soruyla şekilleniyor: Yapay zeka ve çevre krizi. Yapay zeka, insanı “Homo Deus” olarak, yani tanrısal güçlere yaklaşan bir varlık haline getirme potansiyeli taşıyor. Çevre krizi ise insanı doğa için bir tehdit, “Homo Demonus” olarak, yani şeytani bir varlık olarak gösteriyor. Bu durum, tanrıların ve şeytanların yerini doğrudan insana bıraktığı bir geleceğin mi ortaya çıktığını soruyor.
Bu bağlamda, dine ne kadar ve hangi şekillerde yer bulabileceği önemli bir tartışma konusu haline geliyor. Aynı zamanda, artırılmış gerçeklik, metaverse ve deepfake gibi teknolojilerle hayatın hayallere dönüşmesi, insan olmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. İnsan, artık biyolojik ve kültürel bir bütün olarak nasıl tanımlanabilir?
Bu karmaşık sorulara yanıt aramak amacıyla, antropoloji perspektifinden insanlığın geleceğine dair bir analiz sunuluyor. Bu analiz, insanı bütüncül bir şekilde ele alarak, güncel sorunlara dair “kritik” düşüncelerin geliştirilmesini ve tartışılmasını hedefliyor.
Seminer dizisi, 5 saatlik video içeriğiyle destekleniyor. Bu içerik, okuma önerileriyle birlikte sunulacak ve katılımcılar, eğitmenle soru-cevap imkanı bulabilecekler. Ayrıca, program sonunda katılım belgesi almaya hak kazanacaklar. Katılımcılar, tüm programa veya tek bir derse kayıt olabiliyorlar.
Dersler şunları kapsıyor:
- Din: Dünden Yarına Din: Dinin tarihsel evrimi ve günümüzdeki rolü üzerine bir inceleme.
- Teknoloji: Teknopolide İnsan Olmak: Teknoloji ile insanın ilişkisi ve dijital dünyada insan olmanın anlamı.
- Medya: “Meşhuriyet Çağı”nda Kültür ve İnsan: Medyanın kültürel etkileri ve günümüzdeki iletişim dinamikleri.
- Çevre: Kıyametin Jeolojik Adı: Antroposen: İnsan faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkileri ve Antroposen kavramı.
Program, artık video formatında sunuluyor ve katılımcılar, istedikleri zaman izleyebiliyorlar. Ek kaynaklar ve soru-cevap bölümü ile öğrenme deneyimi derinleştiriliyor.




