Türk arkeolojisinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Halet Çambel, 2014 yılındaki vefatıyla ardında zengin bir miras bıraktı. Çambel, kişisel arşivi, özel eşyaları ve kültürel değere sahip “Kırmızı Yalı”sını Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlamıştı. Ancak bu değerli mirasın üniversite yönetimi tarafından idaresine ilişkin endişeler giderek artıyor. Daha önce, üniversiteye bağışlanan yalının satışının gündeme gelmesinin ardından, şimdi de Halet Çambel’in kişisel arşivinden mektuplar, kartpostallar ve çeşitli evraklar gibi tarihi öneme sahip koleksiyon parçaları, Phebus Müzayede tarafından “Arkeolog Halet Çambel terekesinden çok sayıda mektuplu kartpostal ve evrak lotu” başlığı altında satışa çıkarıldı. Cumhuriyet gazetesi, daha önce 30 Ocak 2025’te (muhtemelen 2024) Çambel’in yalısının satışının yapılacağını ve eşsiz terekesinin de müzayedelerde yer aldığını duyurmuştu.
Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren yüksek mimar ve restorasyon uzmanı Serhat Şahin, Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı olarak üzüntüsünü belirtti. Şahin, “eşsiz terekeyle ilgili son üzücü satışın” Phebus Müzayede tarafından gerçekleştirildiğini tespit ettikten sonra, satışın acilen durdurulması talebiyle müzayede yetkilileriyle iletişime geçtiğini ancak bugüne kadar herhangi bir geri dönüş alamadığını ifade etti. Şahin ayrıca, Halet Çambel’in üniversiteye bağışladığı değerli terekesinde Sayıştay tarafından belirlenen eksiklikler bulunduğunu, belgelerin uzmanlar tarafından tasnif edilmediğini ve bu durumun müzayedelerde satışa çıkarılmasıyla ayrı bir hukuki takip sürecini gerektireceğini vurguladı.
Şahin, gazeteci Murat Ağırel’in “Yağma” adlı kitabında ve Sayıştay raporlarında da belirtilen, taşınır girişleri dahi yapılmamış beş farklı koleksiyon ve bir arşivin (Abdullah Kuran, Aziz Oğan, Feza Gürsey, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Robert Kolej, Amerikan Kız Koleji, Boğaziçi Üniversitesi Arşivi, Scott Aile Koleksiyonu) daha üniversite bünyesinde bulunduğuna dikkat çekti. Sayıştay raporlarında Halet Çambel’e ait 1376 adet taşınırın kayda alınma işlemini yapan komisyonun nadir eserler konusunda uzman olmadığını, yapılan kaydın hatalı olduğunu ve bu hatalı işlemin yeni komisyon tarafından da devam ettirildiğini ekledi.
Yalının harcamalarına ilişkin de ciddi endişeler dile getiren Şahin, 2022’de “Halet Çambel Yalısına ait 3000 Adet Tarihi Eserin Uygun Koruma Önlemleri Alınarak Kandilli Rasathanesi Depolarından Halet Çambel Yalısı’na Taşınması İşi” için 519 bin 200 TL harcanmasına rağmen, bu eşsiz evrakların hala boş duran yalıya taşınıp taşınmadığı konusunda ciddi şüpheler olduğunu belirtti. Ayrıca, Kalkınma Bankası’nın restorasyonunu üstlenmesine rağmen, 2023’te “tadilat işi” için 672 bin TL ve 2024’te “Halet Çambel Yalısı ve Müze Binası Çatı Onarım İşi” için 1 milyon 446 bin 936 TL’nin üniversite bütçesinden harcandığına dikkat çekti. Şahin, tüm bu tespitlerin Boğaziçi Üniversitesi yönetimi ve Rektör Prof. Dr. Mehmet Naci İnci tarafından kamuoyuna acil olarak açıklanması gereken ciddi soru işaretleri olduğunu ifade etti.
Şahin, bu yönetim ve denetim sorunları hakkında, Phebus Müzayede yetkilileri, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu, Halet Çambel’in arşivinden sorumlu Prof. Dr. Aslı Özyar ve Prof. Dr. Ayşe Selçuk Esenbel’in kamuoyunu aydınlatma yükümlülüğü altında olduğunu vurguladı. Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı olarak, Halet Çambel ve eşi Nail Çakırhan’ın anılarına ve Türk milletine karşı duydukları sorumluluk gereği bu süreci sonuna kadar takip edeceğini sözlerine ekledi.
