Dünya sinemasının önemli etkinliklerinden 76. Berlin Film Festivali, bu yıl Türkiye’den önemli bir ismi, Özgü Namal’ı ağırlıyor. İlker Çatak’ın yönetmenliğini üstlendiği “Sarı Zarflar” adlı yapımdaki güçlü performansıyla dikkat çeken Namal, prestijli Gümüş Ayı ödülü için aday gösterildi. Festival kapsamında düzenlenen basın toplantısında sergilediği sakin ve kendinden emin tavırlarıyla medyanın ilgisini çekti.
Söyleşi sırasında Namal’a yöneltilen, “Bu hikayeyi Türkiye’de anlatma imkanınız olsaydı, oyunculuğunuzda bir farklılık olur muydu?” şeklindeki soru, salonun atmosferini aniden değiştirdi. Soruda yer alan, hikayenin Türkiye’de çekilemeyeceği yönündeki üstü kapalı göndermeyi hemen fark eden başarılı oyuncu, yanıtına soruyu düzelterek başladı.
Özgü Namal, canlandırdığı hikayenin Türkiye’de sahnelenemeyecek veya filme çekilemeyecek bir içerik olmadığını vurguladı. Filmin burada çekilememesi nedeniyle Almanya’da çekildiği algısının yanlış olduğunu belirterek, “Hikaye zaten bu şekilde başlamıyor,” diyerek konuya açıklık kazandırdı.
Filmin mekan seçiminin bir zorunluluktan değil, senaryonun özünden kaynaklandığını ifade eden Namal, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Eğer dikkatle izlediyseniz, filmde Hamburg ve Berlin şehirleri adeta birer karaktere dönüşüyor. Bu, Türkiye’de çekilemeyen bir film değil; burada çekilmesi bilinçli olarak tercih edilmiş bir çalışma. Elbette prodüksiyon açısından bazı kolaylıkları olabilir, ancak bu, Türkiye’de yapılamayan bir şey yüzünden burada olduğumuz anlamına gelmiyor.”
Performansına dair detaylara da değinen Namal, yönetmen İlker Çatak’ın Almanya’daki atmosfere olan hakimiyeti ile oyuncuların beraberinde getirdiği “Türk enerjisinin” birleşiminin olağanüstü bir uyum doğurduğunu dile getirdi. Namal, “Farklı katmanların bu şekilde bir araya gelmesi, bence ortaya olağanüstü bir güzellik çıkardı,” şeklinde konuştu.
Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in paylaştığı “Sarı Zarflar”, bir tiyatro oyununun galasının ardından siyasi baskılar nedeniyle işlerini kaybeden ve bu süreçte evlilikleri ciddi bir sınavdan geçen sanatçı bir çiftin öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Film, kişisel özgürlükler ile toplumsal baskılar arasındaki gerilimi mercek altına alıyor.
