Yapay zeka modellerinin eğitimi için kullanılabilecek dijital içeriklerin giderek azalması, teknoloji şirketlerini bu kez fiziksel kitaplara yöneltti. Sektörde faaliyet gösteren bazı firmaların, ikinci el ve baskısı tükenmiş eserleri toplu halde satın alarak sayfalarını kesip dijital ortama aktardığı bilinirken, bu yöntem şimdi kitap ticaretinde yeni bir iş modeline dönüşmüş durumda.
Uzmanlar ise özellikle nadir bulunan ve yeniden basılmayan eserlerin bu süreçte kalıcı olarak yok olabileceği uyarısında bulunuyor.
Fiziksel kitaplar dijital veriye dönüştürülüyor
Büyük dil modelleri geliştiren şirketler için kitaplar, yapay zekanın eğitilmesinde kullanılan en değerli veri kaynaklarından biri olarak görülüyor. Daha önce dijital kitap arşivlerinden yararlanan bazı şirketler, telif hakkı tartışmalarının ardından yönünü ikinci el fiziksel kitaplara çevirdi.
Geçmişte Meta ve Anthropic gibi şirketler, korsan dijital kitap kullandıkları iddialarıyla gündeme gelirken, Anthropic’in telif hakları konusunda yazarlarla yaptığı anlaşmanın yaklaşık 1,5 milyar dolarlık bir maliyet oluşturduğu belirtilmişti.
Kitaplar kesiliyor, sayfalar taranıyor
Anthropic davası kapsamında mahkemeye sunulan belgelere göre şirket, ikinci el piyasasından toplu olarak satın aldığı kitapların ciltlerini hidrolik kesme makineleriyle ayırıyor. Ardından sayfalar endüstriyel tarayıcılardan geçirilerek dijital metne dönüştürülüyor.
Bu işlemin ardından fiziksel kitaplar kullanılamaz hale gelirken, içerikleri yapay zeka modellerinin eğitiminde değerlendirilebilecek dijital veri setlerine dönüşüyor.
Mahkeme uygulamayı nasıl değerlendirdi?
ABD’de görülen davada mahkeme, uygulamayı “ilk satış doktrini” kapsamında ele aldı. Bu ilkeye göre, satın alınan fiziksel bir ürün üzerinde kullanıcı geniş tasarruf hakkına sahip oluyor.
Hakim, kitapların yeniden çoğaltılıp satışa sunulmadığını, yalnızca dijital formata dönüştürüldüğünü belirterek işlemi “dönüştürücü kullanım” kapsamında değerlendirdi ve bunun adil kullanım korumasından yararlanabileceğine hükmetti.
Kitap ticaretinde yeni dönem
404 Media’nın haberine göre yapay zeka şirketlerinden gelen yüksek hacimli talepler, bazı kitap satıcıları için yeni bir gelir kaynağı oluşturuyor.
Kendisini “dünyanın en büyük kitap veritabanı” olarak tanımlayan ISBNdb, yapay zeka firmalarına tek seferde binlerce hatta 1 milyon kitaba kadar tedarik sağlayabildiğini duyuruyor.
Şirket, özellikle 2022 öncesinde yayımlanan basılı eserlerin, yapay zeka tarafından üretilmiş içeriklerden etkilenmemiş olmaları nedeniyle eğitim verisi olarak daha değerli hale geldiğini savunuyor.
Alıcıların kimliği gizleniyor
404 Media’nın aktardığı bilgilere göre ISBNdb yalnızca kitap tedarik etmiyor, aynı zamanda müşterilerinin kimliklerini de gizli tutmayı taahhüt ediyor.
Şirket, internet sitesinde yer verdiği açıklamada, “Bir yapay zeka şirketi 2 milyon kitabı yok etti” şeklindeki bir haberin kamuoyunda olumsuz algı oluşturacağını belirterek bu nedenle gizliliğe önem verdiklerini ifade ediyor.
Kitapçılar dikkat çekici siparişler aldıklarını söylüyor
Haberde görüşlerine yer verilen bir ikinci el kitap satıcısı, kısa süre öncesine kadar haftada yaklaşık 20 kitap satarken, son dönemde yüzlerce kitaplık siparişler almaya başladığını anlattı.
Satıcı, sipariş verenlerin kimliğini bilmediğini ancak rastgele seçilmiş çok sayıda ISBN numaralı kitabın talep edilmesinin, alıcıların yapay zeka şirketleri olabileceği yönünde şüphe uyandırdığını dile getirdi.
Nadir eserler için endişe büyüyor
Kitap satıcıları, özellikle baskısı tükenmiş ve koleksiyon değeri taşıyan eserlerin yapay zeka eğitimi amacıyla parçalanmasının kültürel miras açısından risk oluşturabileceğini düşünüyor.
Habere göre Hollanda’daki antikacı kitapçılar da benzer biçimde son aylarda yüksek hacimli siparişler almaya başladı. Bu siparişlerin arkasında yapay zeka şirketlerinin bulunduğuna dair kesin kanıt bulunmasa da sektör temsilcileri benzer bir eğilimin giderek yaygınlaştığını ifade ediyor.
Uzmanlar ise yapay zeka sektörünün veri ihtiyacının artmasıyla birlikte, nadir fiziksel eserlerin korunması ve telif hakları konusunda yeni etik tartışmaların gündeme gelmeye devam edeceğini değerlendiriyor.
