Emekçi sanatçılar ve kültür alanında çalışanlar, işçi sınıfının diğer kesimleriyle birlikte 1 Mayıs kutlamalarında yerlerini aldı. İstanbul’da Kadıköy ve Kartal olmak üzere iki farklı noktada bir araya gelen sanatçılar ve sanat emekçileri, ortak sesle “Özgür sahne özgür tiyatro,” “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz,” ve “Özgür sanat özgür sinema” sloganlarını haykırdı.
Kadıköy’deki etkinliklere DİSK Sine-Sen, Sinema TV Sendikası, Oyuncular Sendikası, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (Biroy), Senarist-Bir, Yardımcı Yönetmenler Derneği, Özgür Sanat Meclisi, Kurgucular Dayanışması (KUDA) ve Devrimci Avantür gibi kuruluşlar katılırken, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nin sanatçıları Kartal’daki kutlamalarda yer aldı. Emekçiler, Cumhuriyet gazetesine yaptıkları açıklamalarda günün anlam ve önemini vurguladı.
DİSK Sine-Sen Genel Başkanı Galip Görür, kültür ve sanat alanındaki tüm emekçilerin omuz omuza vermesinin, sektördeki köklü sorunların çözümü için elzem olduğunu belirtti. Görür, uzun çalışma saatleri, setlerdeki yoğun yıldırma (mobbing) uygulamaları, kara listeler ve ücretlerin gecikmeli ödenmesi gibi ciddi problemlerin altını çizdi.
Biroy Başkan Yardımcısı Sevda Kantarcı, oyuncuların da aslında birer işçi olduğunu ve haklarının sıkça çiğnendiğini ifade ederek, örgütlenmenin önemine dikkat çekti. Sinema TV Sendikası Başkanı Seyhan Davarcı ise sinema sektörünün, madencilikten sonra dünyanın en zor iş kollarından biri olmasına rağmen yasal statü boşluklarıyla mücadele ettiklerini dile getirdi. Oyuncular Sendikası Genel Sekreteri Atilla Gündoğdu, 1 Mayıs’ın oyuncuların işçi statüsünü, sosyal güvence, telif hakları ve adil gelir taleplerini bir kez daha duyurma fırsatı olduğunu, sektörel örgütlenmeyle sorunların daha hızlı çözüleceğine inandıklarını aktardı.
Devrimci Avantür, mevcut baskılara rağmen Türk sinemasını ayakta tutma ve “özgür, toplumcu bir sinema” hedefiyle mücadelelerinin süreceğini vurguladı. Yayınevi Emekçileri Platformu’ndan Rojhat Turgut, sendika hakkı, daha güvenceli ve sağlıklı çalışma koşulları ile sigortalı çalışma talepleri için meydanlarda olduklarını belirtti. KUDA temsilcileri, kurgucuların haklarını savunmak, sektördeki görünürlüklerini artırmak ve mesleklerinin inceliklerini anlatmak için 1 Mayıs alanında bulunduklarını ifade etti.
Senarist-Bir Yönetim Kurulu Üyesi Coşku Kılıç, özellikle telif hakları konusundaki büyük sıkıntılarına dikkat çekerek, teliflerin “alın terleri” olduğunu ve bu konuda herkesin bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı. Yönetmen Yardımcıları Derneği Başkanı Mustafa Bozkurt ise, emeğin sermaye lehine baskılandığı bir dönemde 1 Mayıs’ta bulunmanın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda bir hak arayışı olduğunu söyledi. Güvencesiz çalışmaya, adaletsiz ücretlere ve standart dışı koşullara karşı çıktıklarını belirterek, “Yaşasın 1 Mayıs!” dedi.
Sanatçı Orhan Aydın, Kartal’daki Türkiye Komünist Partisi mitinginde yer alarak, bu iradenin eşitlik, özgürlük, bağımsızlık, laiklik ve sosyalist bir cumhuriyetle ülkenin yeniden ayağa kalkabileceği yönündeki savunusunu desteklediğini ifade etti. Aydın, aynı zamanda Taksim’e çıkmak isteyen insanlara yönelik polis müdahalesini şiddetle kınadığını, Kadıköy iskelesinde ve Anadolu’nun dört bir yanında 1 Mayıs’ı kutlayan tüm işçi ve emekçileri selamladığını belirtti.
