Betül Çakıroğlu’nun yeni kitabı “İstanbul’un abc’si”, şehrin dokusunu, ruhunu ve yaşam biçimini keşfetmek isteyenler için eşsiz bir yol haritası sunuyor. Şiirsel diliyle yazılan bu eser, okuyucuyu İstanbul’un sokaklarına, mahallelerine ve tarihi mekanlarına götürüyor. Kitap, doğaya aykırı, örtünmeden yaşamanın mümkün olmadığını vurgularken, aynı zamanda barınmanın ve bir yuva bulmanın insan için ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.
İstanbul, binbir gece masallarını anlattığı gibi büyülü bir örtüsü olan, yetmiş iki buçuk milletin yaşadığı bir metropol. Çakıroğlu, İstanbul’u sadece tarihi yapıları ve turistik mekanlarıyla değil, aynı zamanda sıradan insanların hayatlarını, mahalle kültürünü ve yerel dükkanları da mercek altına alıyor. Topkapı Sarayı, İstiklal Caddesi, erguvanlarla kaplı boğaz sırtları ve Üsküdar sahili gibi ikonik yerlerin yanı sıra, üst sokaktaki manav, köşedeki bakkal, meydandaki kasap gibi günlük hayatın vazgeçilmezlerini de okuyucuyla paylaşıyor.
Eski İstanbul romanlarına atıfta bulunan yazar, mahalle kültürünün okuyucuyu nasıl içine çekebileceğini vurguluyor. Şehri tanımadan sevemenin mümkün olmadığını belirterek, yaşadığımız coğrafyayı ve özellikle İstanbul’u tanımamanın, onu yeterince yaşayamamak anlamına geldiğini savunuyor. Çocuklar için hazırlanmış bu tür kitapların önemine dikkat çekiyor. “İstanbul’un abc’si”, şehrin temel bilgilerini sunarken, aynı zamanda okuyucuyu İstanbul’un kendine özgü atmosferine ve kültürel zenginliklerine aşina etmeyi amaçlıyor. Kumdan Kale Yayınları’nın desteğiyle yayınlanan bu kitap, İstanbul’u keşfetmek isteyenler için en yalın rehberlerden biri olarak kabul edilebilir.
