Turkodiroma, alternatif müzik sahnesinde yalnızca bir grup olmanın ötesinde, kapsayıcı bir oluşum hayaliyle yolculuğunu sürdürüyor. Üyeler, bu projenin temelinde müziğin çok daha ilerisinde bir sanat anlayışı ve misyon barındırdığını ifade ediyor. Nihai hedefleri, farklı alanlardan zanaatkarları ve sanatkarları bir araya getiren, topluma mal olmuş bir kolektif yaratmak. Bu yapı, ortak bir felsefe etrafında buluşan insanların bir araya gelmesiyle şekillenecek, sadece melodilerle sınırlı kalmayacak bir birlikteliği hedefliyor.
Grubun içindeki dinamikler, her üyenin farklı zamanlarda çeşitli roller üstlenmesine olanak tanıyor. Üretim süreçlerini yürütürken, grup üyeleri sahip oldukları farklı yetkinlikleri bir avantaj olarak kullanıyorlar. Bir üyenin belirli bir alanda yeterli olmadığı durumlarda, diğer bir üyenin becerileri aracılığıyla fikirlerin ve ifadelerin hayata geçirilmesi sağlanıyor. Bu iş birliği, onların sanatsal aktarımlarını zenginleştiriyor ve birbirlerini bir ifade aracı olarak kullanmalarına olanak tanıyor.
Turkodiroma, kuruluşundan bu yana müzik çalışmalarını tamamen bağımsız bir şekilde yürütüyor. Sektörün hakim yapısına uymak yerine, kendi özgün yollarını çizmeyi tercih eden grup üyeleri, müzik dünyasında var olmanın yolunu birbirlerine verdikleri destekle bulduklarını belirtiyor. Dışarıdan birine ihtiyaç duymaksızın, kendi çabalarıyla başarıya ulaşmayı hedefliyorlar ve bu süreçte birbirlerine sırtlarını dayamaktan asla vazgeçmiyorlar. Alternatif bir müzik grubu olarak en büyük güçlerinin kendileri kalabilmek olduğunu vurguluyorlar. Sektörün tekelci yapısına uyum sağlamanın hızlı sonuçlar getirse de kontrolü başkalarına bırakmak anlamına geldiğini, bunun da Turkodiroma’nın ruhunu ve kimliğini kaybetmesine yol açacağını düşünüyorlar. Kendi özgürlüklerinin, özgünlüklerinin temelini oluşturduğunu belirtiyorlar.
Grubun hikayesi, küresel pandeminin gölgesinde başlıyor. Pandemi öncesinde de müzikle ilgilenen üyeler, bu dönemin sanatçılar üzerindeki yıkıcı etkilerini derinden hissetmişler. Sahne sanatlarıyla uğraşan birçok müzisyenin yaşadığı zorlukları, enstrümanlarını kırmak veya daha da kötüsü intihar etmek gibi trajik olayları büyük bir üzüntüyle aktarıyorlar. Grubun ilk şarkısının kendileri için bu yoğun duyguları barındırdığını ve her sahnede bu anıları tazelediğini ifade ediyorlar.
Kimseden destek almadan ilerleyen Turkodiroma’nın çalışmaları görmezden gelinmemiş. Örneğin, ‘Ben Yağmurum Geceye’ adlı eserleri Tiyatro Hemhal tarafından bir oyunun jenerik müziği olarak kullanılmış. Ayrıca, BBC’de yayınlanan ‘The Turkish Detective’ adlı dizide ‘Bir Şeyler’ parçaları jenerik müziği olarak lisanslanarak uluslararası alanda da yer bulmuş. Geleceğe dair hedefleri ise oldukça büyük: dünyaya açılmak, göçebe ruhlarını daha geniş kitlelerle buluşturmak ve sanatsal ifadelerini sadece müzikle sınırlı tutmayıp çok daha geniş bir yelpazeye yaymak.
