1. Haberler
  2. Kültür
  3. 46.Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu Yapıldı

46.Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu Yapıldı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
  1. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu, bu yıl Erzincan’da beş gün boyunca gerçekleştirildi. Türkiye ve dünya arkeolojisinin en önde gelen bilimsel buluşmalarından biri olan sempozyum, arkeolojik kazı, saha araştırması ve arkeometrik analizlerin sonuçlarını bir araya getirdi. Toplam 425 bildiri programda yer alırken, bunların 413’ü sunuldu.

Sempozyum, tarih öncesi çağlardan Türk‑İslam arkeolojisine kadar uzanan geniş bir konu yelpazesine ev sahipliği yaptı. 2025 yılı boyunca yürütülen kazı ve araştırma projelerinin bulguları, uzman akademisyenler ve katılımcılarla paylaşıldı. Kapanış oturumunda Prof. Dr. Gülsün Umurtak ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, arkeolojinin güncel sorunlarına ışık tuttu.

Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı arkeolog Nezih Başgelen, sempozyumun 1979’dan bu yana Türkiye’nin ulusal ve uluslararası alanda tanınan bilimsel başarısı olduğunu vurguladı. Başgelen, 1979’da ilk kez Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Kazı Sonuçları Toplantısı’nın tarihçesine değindi. İlk toplantının 15‑18 Ocak 1979’da Türk Tarih Kurumu salonunda yapıldığını, ardından 1980, 1981 ve 1982 yıllarında farklı tarihlerde tekrarlanan oturumların izini sürdüğünü hatırlattı. 1983‑1985 yılları arasında sempozyuma yüzey araştırmaları ve arkeometri sonuçları da ayrı bir bölüm olarak eklendi; 1985’ten itibaren arkeometri raporları ayrı bir seride yayımlanmaya başlandı. Pandemi dışındaki dönemlerde kesintisiz devam eden sempozyumun 46. edisyonu, Türkiye arkeolojisinin dinamik yapısını ve gelişimini yansıtan önemli bir kilometre taşı oldu.

Prof. Dr. Gülsün Umurtak, sempozyumun yarım asırlık tarihine bakarken geçmiş hocaların yokluğunun yarattığı hüznü dile getirdi ve bu neslin, Atatürk’ün mirasını devam ettirerek arkeolojinin köklenmesinde kritik bir rol oynadığını belirtti. Umurtak, mali konuların saha ekipleri için büyük bir zorluk oluşturduğunu, bütçelerin enflasyon, işçi ücretleri ve günlük giderlerdeki artışlar nedeniyle yetersiz kalabildiğini ifade etti. Ayrıca, sit alanlarının kamulaştırma süreçlerinde karşılaşılan bürokratik gecikmelerin projelerin zamanında hayata geçirilmesini engelleyebileceğine işaret etti.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, arkeometri disiplininin son yıllarda daha görünür hâle geldiğini ve tarihî materyallerin tarihleme, çevresel analiz ve bilimsel yorumlamada sağladığı katkıları vurguladı. Dijital belgeleme teknikleri, laboratuvar çalışmaları ve yeni analiz metodolojileri sempozyumun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Taş Tepeler Projesi, mezar taşı belgeleme çalışmaları, konservasyon projeleri ve savaş alanı arkeolojisi üzerine yürütülen araştırmalar, katılımcıların dikkatini çeken önemli projeler olarak sunuldu.

Sempozyum, arkeolojik araştırmaların bilimsel temelli ilerlemesini destekleyen, ulusal ve uluslararası akademisyenlerin bilgi alışverişinde bulunduğu, aynı zamanda mali ve idari zorlukların ele alındığı eşsiz bir platform olma özelliğini koruyor. Erzincan’da düzenlenen bu beş günlük etkinlik, Türkiye’nin arkeoloji alanındaki birikimini ve geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koydu.

46.Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu Yapıldı
+ - 0

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir