Yazar: Edebi Bülten

Güncel edebiyat haberleri, kitap incelemeleri ve kültür sanat paylaşımları sunuyoruz.

Dubravka Ugresiç’in “Okumadığınız İçin Teşekkürler” adlı eseri, Ayrıntı Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Kitap, günümüz yayıncılık dünyasına eleştirel bir bakış sunuyor. Kitapta, kitapçı raflarının neden giderek daha fazla sayıda “kötü kitap”la dolduğu, okurların neden “iyi edebiyat”a sırt çevirdiği ve yazarların neden daha çok şöhret odaklı bir tavır sergilediği gibi sorular irdeleniyor. Bu sorular, kitabın metalaşması ve değerlerin piyasanın acımasız kurallarına terk edilmesi gibi daha geniş bir bağlamda değerlendiriliyor. Ugresiç, Doğu Avrupalı bir yazar olarak, hem kendine hem de dünya kitap piyasasına eleştiri oklarını yöneltiyor. Yazar, Thomas Mann’ın günümüzde eserlerini yayımlatmakta zorlanabileceğini, çünkü eserlerinin yeterince “seksi” bulunmayabileceğini iddia ediyor. “Okumadığınız İçin Teşekkürler”,…

Devamı

Mahmut Yesari’nin “Çam Tırtılları” adlı eseri, İş Kültür Yayınları aracılığıyla okuyucuyla buluştu. Kitap, çocuk yaşta köyünden ayrılan ve İstanbul’da geçen yılların ardından yorgun bir şekilde memleketine dönen Hacer’in hikayesini anlatıyor. Hacer, hayatında yeni bir başlangıç yapma umuduyla, babasından kalan mirası değerlendirmek için doğduğu topraklara geri döner. Sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek isteyen Hacer, geçmişteki kötü şöhretini geride bırakmayı arzular. Ancak, Hacer’in beklenmedik dönüşü, köydeki bazı kesimlerde farklı tepkilere yol açar. Memurlar, ağalar ve esnaf, Hacer’i hem mirasından pay almak hem de geçmişteki yaşantısı nedeniyle eleştirmektedirler. Köyde “Kıvrak Hacer” veya “İstanbullu Kahpe” olarak anılan Hacer’in gelişi, mülk hırsı ve çeşitli…

Devamı

Perihan Çıragöz’ün “Uyandırma Servisi” adlı eseri, Epsilon Yayınevi etiketiyle okuyucuyla buluştu. Kitap, tanıtım bülteninde belirtildiği üzere, özgün ve bağımsız bir yaşam arayışında olan kadınlara hitap ediyor ve onlara bir kız kardeşin samimiyetiyle sesleniyor. Yazar, bu kitabın temelini, kendi “Uyandırma Servisi” programının başarısından ilham alarak oluşturmuş. “Uyandırma Servisi”, Çıragöz’ün kendi deneyimlerinden süzdüğü hayat bilgisini aktardığı, kadınları kendi gerçekliklerini yaşamaya teşvik eden bir grup çalışması olarak tanımlanıyor. Terapi ve koçluk süreçlerinden edindiği farkındalıklarla, kendi yaşamında neleri neden yaptığını anlayan ve gitmek istediği yönü belirleyen Çıragöz, bu deneyimlerini okuyucularla paylaşıyor. Kitapta, yazarın üzerinde durduğu üç temel başlık öne çıkıyor: Değer, Güç ve Sorumluluk.…

Devamı

Sait Faik Abasıyanık’ın “Tüneldeki Çocuk” adlı eseri, Epsilon Yayınevi tarafından okuyucuyla buluştu. Modern Türk öykücülüğünün önemli isimlerinden Sait Faik, eserlerinde genellikle sıradan insanları konu alır. Balıkçılar, sokak satıcıları, kahve köşelerinde oturanlar, çocuklar ve yalnızlar, onun öykülerinde hayat bulur. Sait Faik, özellikle İstanbul’u kendine has bir üslupla anlatır. Öykülerinde sevgi, dostluk, hüzün ve yaşam sevinci iç içe geçer; denizin kokusu, kahvehanelerin dumanı ve yoksulluğun sessizliği bir arada hissedilir. “Tüneldeki Çocuk”, Sait Faik’in şehir yaşamının gizli köşelerine, günlük hayatın akışına ve insan ilişkilerinin karmaşıklığına ne kadar ustalıkla dokunduğunu gösterir. Yazar, küçük ayrıntılarda büyük anlamlar bulur ve sıradan olayların arkasında derin bir hümanizm…

Devamı

Osamu Dazai’nin kült romanı “İnsanlığımı Yitirirken”, Ali Volkan Erdemir’in çevirisiyle Doğan Kitap tarafından okuyucuyla buluştu. Roman, yayımlandığı 1948 yılından bu yana Japon edebiyatının en önemli ve etkileyici eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Hikâye, insanlarla iletişim kurmakta zorlanan, utanç dolu bir yaşam süren Yozo’nun hayatını konu alıyor. Yozo için hayat, adeta bir cehennemdir. Çocukluğundan itibaren insanlarla ilişki kurabilmek için tek çare olarak maskaralık yapmayı benimser. Ancak gençlik yıllarında çeşitli bağımlılıkların pençesine düşer ve hayatına giren herkesi hayal kırıklığına uğratır. “İnsanlığımı Yitirirken”, dünyaya yabancılaşmış bir karakterin zihinsel ve ruhsal çöküşünü derinlemesine inceliyor. Roman, bu yabancılaşmanın bir insanı ne kadar ileri götürebileceğini gözler…

Devamı

Armağan Tunaboylu’nun kaleme aldığı “Park Cinayetleri” adlı roman, Maceraperest Yayınları aracılığıyla okuyucuyla buluştu. Kitap, sıra dışı dedektif Metin Çakır’ın maceralarını konu alıyor. Tanıtım metninde, Metin Çakır karakteri, ünlü dedektifler Hercule Poirot’nun zekası, Sherlock Holmes’ün dikkati, Mike Hammer’ın çapkınlığı, James Bond’un yakışıklılığı ve Philip Marlowe’un pervasızlığı gibi özelliklere sahip olmasa da, okuyucunun sevgisini kazanmayı başaran, ahlaksız, sahtekar, korkak, yalancı ve maço bir karakter olarak tanımlanıyor. “Park Cinayetleri”, Metin Çakır’ın daha önceki maceraları olan “Yıldız Cinayetleri”, “Resim Cinayetleri”, “Konsey Cinayetleri” ve “Karakol Cinayetleri” serisine eklenerek, dedektifin tuhaf ve beklenmedik olaylarla dolu serüvenlerini sürdürüyor. Okuyucular, bu kitapta da Metin Çakır’ın özgün ve esprili…

Devamı

Levent Yılmaz’ın “Anadolulu Buğdayın Hikâyesi” adlı eseri, Alfa Kitap etiketiyle okuyucuyla buluştu. Kitap, buğdayın Anadolu topraklarındaki serüvenini derinlemesine inceliyor ve insanlık tarihine olan etkilerini gözler önüne seriyor. Kitabın tanıtım metninde, eserin Göbeklitepe ile simgeleşen Neolitik Çağ’ın dönüşümünü akla getirdiği belirtiliyor. Neolitik dönem, insanlığın doğadaki kaynaklarla yetinmeyip kendi besinini üretmeye başlamasıyla uygarlığın önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu dönem, tarımın başlaması ve ardından kentleşme, devletleşme gibi süreçlerin tetiklenmesiyle sonuçlanmıştır. Tanıtım metninde, “Neolitik” kavramının “besin üretimi” ile eş anlamlı olduğu ve bu sürecin buğdayla özdeşleştirilerek tarımdan kentleşmeye, kentlerden devlete, devletten imparatorluklara ve günümüze kadar uzanan bir hikaye olarak anlatılabileceği vurgulanıyor.…

Devamı

Müzenin simge galerilerinden biri olan Galerie d’Apollon’da, Napolyon dönemine ait 9 değerli mücevher parçası kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından çalındı. Fransa Kültür Bakanı Rachida Dati, olayla ilgili yaptığı açıklamada, “Louvre’da bir hırsızlık vakası meydana gelmiştir, soruşturma başlatılmıştır” ifadelerini kullandı. Olayın ardından müze geçici olarak ziyarete kapatıldı, güvenlik önlemleri artırıldı. Soygun 7 Dakika Sürdü Yürütülen ön incelemelere göre, soygun sadece 7 dakika sürdü. Hırsızlar, Napolyon Bonapart ve eşi Josephine’e ait olduğu bilinen; taç, broş ve benzeri 9 mücevher parçasını alarak olay yerinden hızla uzaklaştı. Çalınan eşyalar arasında yer alan tarihi “imparatoriçe tacı” ise kısa süre sonra Louvre yakınlarındaki bir sokakta kırık…

Devamı