Rıfat Behar’ın yayına hazırladığı Sergey Nikitiç Filippov’un “İstanbul Seyahatnamesi” adlı eseri, Yeditepe Yayınları tarafından Selim Yılmaz’ın çevirisiyle okuyucuyla buluştu. Bu çalışma, Rus toplumunun varlıklı kesiminden bir gazeteci ve yazar olan Filippov’un, 19. yüzyıl sonlarında İstanbul’a gerçekleştirdiği seyahatin gözlemlerini ve izlenimlerini aktarıyor.
Seyahat, Karadeniz kıyısındaki liman kenti Odessa’dan kalkan bir yolcu gemisiyle başlıyor. Uzun ve yorucu bir deniz yolculuğunun ardından Boğaz’ın dingin sularına ulaşan Filippov, kadim şehre dair edindiği tecrübeleri kaleme alarak seyahatname literatürüne önemli bir katkı sağlıyor. Filippov’un Konstantinopolis’e dair anlatımı, Doğu’nun büyüleyici ve sürprizlerle dolu dünyasını sanatsal bir üslupla aktarıyor. Okuyucular, yazar eşliğinde Tarihî Yarımada’yı, Galata’yı, Pera’yı ve Prens Adaları’nı geziyor; Boğaz’da görkemli bir yolculuğa çıkarken Üsküdar ve Ayastefanos (bugünkü Yeşilköy) sokaklarında keyifli bir dolaşma fırsatı buluyor. Kentin tarihî merkezinde adım adım ilerlerken, İstanbul’un geçmişine dair pek çok detay keşfediliyor ve 1890’lı yılların ihtişamlı atmosferi tüm canlılığıyla gözler önüne seriliyor.
Filippov için İstanbul, Şark’ın tüm ihtişamını ve esrarını yansıtan devasa bir tablo, baş döndürücü bir renk cümbüşü olarak betimleniyor. Yazarın hayalindeki bu panoramik anlatıma kapılan okuyucu, kimi zaman beklentilerle gerçeklik arasındaki çarpıcı tezatla yüzleşirken, kimi zaman şaşkınlık ve ürperti hissediyor, kimi zaman ise tanık olduğu güzellikler karşısında derin bir hayranlığa kapılıyor. Bizans İmparatorluğu’nun izlerini süren Filippov, kendine özgü şiirsel ve metaforik diliyle İstanbul’un mabedlerini, saraylarını, surlarını ve kalelerini detaylı bir şekilde anlatıyor. Bununla birlikte, dönemin gündelik yaşamını da tüm ilgi çekici, hatta yer yer tuhaf yönleriyle gözler önüne sererek kapsamlı bir şehir portresi çiziyor.
