Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Türkiye’nin eğitim ve bilim dünyasına yön veren müstesna şahsiyetlerden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. 1915 ile 2010 yılları arasında süren yaşamında, ülkenin yükseköğretim yapısına kalıcı katkılar sağlamış olan Doğramacı, çok sayıda önemli görevi başarıyla ifa etti. Ankara Üniversitesi’nin rektörlük koltuğunda oturmuş, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti’nde başkanlık görevini üstlenmiş ve özellikle Bilkent ile Hacettepe Üniversiteleri gibi çağdaş ve öncü kurumların kuruluşuna liderlik etmiştir. Onun vizyoner yaklaşımları ve eğitime olan sarsılmaz inancı, Türkiye’nin uluslararası arenada bilimsel ve kültürel bir güç olarak yükselmesinde kilit rol oynamıştır.
Bu kıymetli eğitimcinin vefatının 16. yıldönümünde, anısını yaşatmak amacıyla özel bir konser düzenlenecek. Anma etkinliği, 25 Şubat Çarşamba akşamı saat 20.00’de, bizzat Doğramacı’nın kurucusu olduğu Bilkent Üniversitesi çatısı altındaki Bilkent Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek. Bu anlamlı gecede Bilkent Senfoni Orkestrası sahne alacak. Orkestra, uluslararası çapta tanınan ve Türk müziğinin değerli temsilcilerinden şef Gürer Aykal’ın sanat direktörlüğünde müzikseverlerle buluşacak.
Konserin solistliğini ise, kemanıyla izleyicileri büyüleyen, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın başkemancısı Özgecan Günöz yapacak. Günöz’ün performansı, geceye ayrı bir değer katacak. Konser repertuvarı, dinleyicilere klasik müzik dünyasının seçkin örneklerinden oluşan zengin bir deneyim sunmayı vaat ediyor. Johann Sebastian Bach’ın Barok dönemden Gluck’un dramatik eseri “Orfeo ed Euridice”den alınan çarpıcı pasajlarla başlayacak program, Max Bruch’un romantizmin doruklarına ulaşan “Keman Konçertosu No.1” ile devam edecek. Özgecan Günöz, bu eserle kemanının eşsiz tınısını ve yorum gücünü sergileyecek. Gecenin finali ise, Edward Elgar’ın her bir varyasyonunda farklı bir kişiliğin ya da ruh halinin betimlendiği, derinlikli ve düşündürücü “Enigma Varyasyonları” ile yapılacak. Bu özel konser, Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın ülkeye kazandırdığı sanat ve kültür değerlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor.
