Türkiye’nin opera geleneğinin şekillenmesinde ve uluslararası arenada tanınmasında kritik rol oynayan usta opera sanatçısı Mesut İktu, hayatını kaybetti. Bu üzücü haberi duyuranlar, İktu’nun sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda Türk müziğinin uluslararası alanda tanıtılmasına büyük katkıları olduğunu vurguluyor.
İktu’nun kariyeri, Almanya’dan Rusya Federasyonu’na, Slovakya’dan Azerbaycan’a kadar birçok ülkeyi kapsayan geniş bir coğrafyada opera eserlerinde rol almayı, orkestra eşliğinde konserler vermeyi ve sayısız resital sunmayı içermekteydi. Türk bestecilerin eserlerini yurtdışında repertuvara dahil etme konusundaki titiz yaklaşımı, Türk müziğinin uluslararası alanda daha fazla tanınmasına önemli ölçüde katkı sağlamıştı.
Bu kayıp üzerine, sanat camiasından pek çok isim İktu’nun önemini ve mirasını dile getirdi. Orkestra şefi Rengim Gökmen, İktu’yu “Türk operasının önemli yapı taşlarından biri” olarak tanımlarken, opera sanatçısı Yekta Kara, sanatçıların tutkulu olmasının önemine dikkat çekerek, İktu’nun bu tutkuyu her alanda sergilediğini belirtti. “Bizim nesil opera’yı tutkuyla yaptı” diyen Kara, İktu’nun idarecilik becerilerini ve sanatçı yeteneğini de takdir etti.
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, İktu’nun Türkiye’deki güçlü bir opera geleneği oluşmasına katkılarını hatırlatarak, onun sanatı, emeği ve yetiştirdiği öğrencilerle iz bıraktığını ifade etti. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü/Opera sanatçısı Caner Akgün ise, İktu’nun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndaki yöneticilik ve akademisyenlik görevlerini başarıyla sürdürdüğünü ve birçok gencin sanat yaşamına ışık olduğunu belirtti.
Murat Cem Orhan gibi diğer müzisyenler de İktu’nun Türk eserlerinin doğru yorumlanması konusundaki hassasiyetini ve yerli repertuvarın görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmalarını takdir ettiklerini dile getirdi. Remzi Buharalı ise, İktu’nun sahneye adanmış ömrünü ve bıraktığı mirası, sanatın yankıları aracılığıyla yaşayacağını vurguladı.
Mesut İktu’nun vefatı, Türk opera sahnesinde derin bir boşluk yarattı. Ancak, onun sanatı, mirası ve yetiştirdiği öğrenciler, Türk müziğinin gelecekteki nesillerine ilham vermeye devam edecek.




