Sanaka Hiiragi’nin kaleminden çıkan “Hayat Stüdyosundaki Mucize” adlı eser, Düşbaz Kitaplar aracılığıyla okuyucularla buluştu. Bu roman, yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide, anıların gücünü ve kaderin sorgulanışını merkezine alıyor.
Hikaye, ruhların ahirete geçmeden önce hayatlarını gözden geçirdiği eşsiz bir fotoğraf stüdyosunda geçiyor. Hirasaka adında bir rehber tarafından işletilen bu stüdyoda, ölenler geride bıraktıkları yaşamlarının son bir panoramik görüntüsünü hazırlıyorlar. Her yıl için titizlikle seçilen tek bir kare, bir nevi “döner fener” veya yaşam filmi oluşturuyor. Bu özel projektör sayesinde, ruhlar geçmişlerinin 47 karesini gözlerinin önünden akıp giderken izliyorlar.
Eğer bir anı fotoğrafı bulanık veya eksikse, Hirasaka, o ruhun geçmişe dönerek o anı yeniden deneyimlemesine ve fotoğrafı yeniden çekmesine olanak tanıyor. Ancak bu zaman yolculuğu bazı katı kurallara bağlı: yolculuk yalnızca bir gün sürmeli, geçmişteki kişilerle herhangi bir etkileşim kurulmamalı ve en önemlisi, kişinin yazgısını değiştirme çabasına girilmemelidir. “Zaten kim kendi yazgısını değiştirebilir ki?” sorusu, kitabın temel felsefi düğümünü oluşturuyor.
Bu sürükleyici anlatı, birbirinden çok farklı üç müşteriyi takip ediyor: bir kreş öğretmeni, acımasız bir mafya üyesi ve masum bir çocuk. Bu üç ruhun Hirasaka’nın stüdyosundaki maceraları, okuyucuyu hem duygu dolu anlara sürüklüyor hem de insan doğasının karmaşık yönlerini keşfetmeye davet ediyor. Gizemli öyküleriyle tanınan Japon yazar Sanaka Hiiragi’nin bu eseri, dünya çapında birçok dile çevrilmiş olmasının ardından, Tunç Albay’ın özenli çevirisiyle Türk okurlarının beğenisine sunuluyor. Kitap, daha önce 11. KONOMYS Ödülleri’nde “Gizli Mücevher” kategorisinde ödüle layık görülerek uluslararası alanda da dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Bu melodramatik ve düşünceli hikaye, okuyuculara anıların değeri, pişmanlıklar ve kaderin önlenemez akışı üzerine derin bir bakış açısı sunuyor.
