1. Haberler
  2. Yeni Çıkan Kitaplar
  3. Zaman ve mekânı aşan “Yalvaç” hikâyesi sınırları aşıyor

Zaman ve mekânı aşan “Yalvaç” hikâyesi sınırları aşıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Selda Uygur’un “Yalvaç” adlı eseri Bilgi Yayınevi tarafından okuyucularla buluştu. Kitabın tanıtım bülteninde şu çağrıyı duyuyoruz: “Gel, senin çocukluğunun geçtiği sokağa gidelim. Kim olduğun fark etmez. Zamana uy, büyünün bir parçası ol yeter.”

İnsanın ruhu, tarih boyunca kaç kez yeniden doğar? On bir yaşındaki Gece, imkânsız bir aşkın pençesinde kalırken, çok daha eski zamanlarda ateş gibi tutku taşıyan Alva ile buluşur. Antik Roma’da mermer oyarak köleliğini sona erdirmeye çalışan Livia ve aslanların önüne cesurca atılan Tekla da bu zincirin diğer halkalarıdır.

İlk çağlardan günümüze uzanan bir dizi hikâye, dışlanmış, sürülmüş ve gölgede bırakılmış ruhların yeniden beden bulma çabasını anlatır. Uygur, zaman ve mekan sınırlarını çökertirken, rüyanın karanlık zeminiyle cesurca temas kurar. Kadın bedeninden yükselen bir hafıza, yüzyıllardır süregelen baskıyı yıkar ve yaratmanın ateşiyle yol alır.

Kitabın içinde yer alan sözler, aşkı ve özgürlüğü farklı bir bakış açısıyla yansıtır: “Âşık kadınlar tehlikelidir; kendilerinden önce nefesleri yola çıkar.” “Mezar taşlarına yazılacak ağıtların peşine düşmezler.” “Sarkmaya başlayan memelerinden çekinmezler; düşen elbise askılarını omuz başlarına geçirip memelerini toplayıp yola düşerler.” “İlk cadının selamı var sana. Dinle onu.”

“Yalvaç”, kadının içsel gücünü, tarih boyunca gölgelendirilmiş seslerin tekrar yükselişini ve zamana meydan okuyan bir direnişi kutlayan bir eser olarak öne çıkıyor. Okurları, hafızanın derinliklerinde saklı kalan kadim bir çağrıyı duymaya davet ediyor.

Zaman ve mekânı aşan “Yalvaç” hikâyesi sınırları aşıyor
+ - 0

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir