Damon Galgut’un kaleme aldığı “Kutup Yazı”, 20. yüzyıl edebiyatının önemli isimlerinden E. M. Forster’ın yaşamındaki dönüm noktalarına ışık tutan, güçlü bir metin. Yazarın Hindistan’a yaptığı yolculukla başlayan ve zamanla derin bir kişisel dönüşüme sahne olan bu serüven, okuyucuya Forster’ın iç dünyasına benzersiz bir pencere açıyor. Kitap, Anıl Ceren Altunkanat’ın çevirisiyle ve Deli Dolu Yayınları farkıyla kitapçılardaki yerini aldı. Eser, biyografik gerçeklere sadık kalsa da, bir yazarın sadece yaşam öyküsünü ve eserlerini tanıtmaktan çok daha fazlasını sunuyor. Roman, Birinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkileri altında benlik arayışına giren, yetenekli ve sıradışı bir genç olan Morgan’ın varoluşsal çatışmalarını tüm hassasiyetiyle ortaya koyuyor. Forster’dan…
Yazar: Edebi Bülten
Aralarında dünyaca tanınmış akademisyen, filozof ve yazarların bulunduğu 33 düşün insanı, PKK lideri Abdullah Öcalan için “uluslararası umut hakkı” çağrısında bulundu. “Abdullah Öcalan için Uluslararası Umut Hakkı” başlıklı metinde, Öcalan’ın özgür koşullarda çalışabilmesinin ve kamuoyuna doğrudan seslenebilmesinin demokratik çözüm açısından kritik olduğu vurgulandı. Hazırlanan çağrı metninin; İmralı heyetinin yanı sıra Avrupa kurumlarının üst düzey temsilcilerine iletildiği belirtildi. Metin, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Avrupa Parlamentosu Türkiye Daimi Raportörü Nacho Sánchez Amor, Avrupa Komisyonu Genişleme Komiseri Marta Kos ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Gabriel Munuera-Viñals’e gönderildi. Açıklamada, Öcalan’ın Türk, Kürt, Arap…
Mina Seçkin’in ilk romanı “Dört Unsur,” Everest Yayınları tarafından okurların beğenisine sunuldu. Çağdaş edebiyat sahnesinde adından söz ettiren yazarın bu eseri, kadim bir inancı modern bir hikayeyle harmanlıyor. Roman, adını antik tıbbın temelini oluşturan ve insan mizacını şekillendirdiğine inanılan dört bedensel sıvıdan – kan, balgam, kara safra ve sarı safra – alıyor. Bu dört unsurun insan karakteri ve ruh hali üzerindeki etkisi, hikayenin alt metinlerinde kendini hissettiriyor. Eserin odak noktasında, iki kültür arasında köprü kurmaya çalışan Türk-Amerikalı genç bir kadın olan Sibel yer alıyor. Sibel’in hayatı, Amerikalı erkek arkadaşı, antik tıp metinlerine duyduğu özel ilgi ve yaşadığı derin bir yasla…
Bilgi Yayınevi, usta kalem Hürer Ebeoğlu’nun yeni romanı “Olmayacak Şeylerin Romanı”nı okuyucularıyla buluşturdu. Eser, insanlık durumunun karmaşıklığını ve yaşamın temel çelişkilerini derinlemesine ele alıyor. Roman, mavi beyaz bir küre üzerinde milyarlarca insanın bitmek bilmeyen koşuşturmacasını, rutinlerini, savaşlarını ve barış arayışlarını mercek altına alarak başlar. Bu devasa insan kalabalığının zamanlarının yarısını adeta boşlukta geçirirken, diğer yarısını okuldan savaşa, marketten ibadethanelere uzanan bir tempo içinde harcamasını gözlemler. Yılların akıp gitmesiyle yaşlılığa ve hastalıklarla dolu hastane ziyaretlerine ulaşan bu döngüde, somut bir anlamın, belirgin bir ana fikrin ya da kıssadan hissenin yokluğu dikkat çeker. Hikâyenin kaçınılmaz sonu ise bellidir: herkesin başkaları tarafından taşınarak…
Bahar Akman, ikinci polisiye romanı “Derin Sırlar” ile okuyucularını, geçmişin sisli koridorlarından günümüzün acımasız gerçeklerine uzanan soluk kesici bir yolculuğa çıkarıyor. Oğlak Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan bu eser, sadece bir cinayet soruşturması değil, aynı zamanda nesiller arası aktarılan derin bir sırrın ve insanlığın en karanlık anlarının hikayesi. Kitabın merkezinde, kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan kadim Camondo ailesinin gizemli bir emaneti yatıyor. Komiser Tunç, bu emanetin peşindeki korkunç cinayetleri aydınlatmaya çalışırken, bir yandan da ailenin bıraktığı izleri, zamanın tozlu sayfaları arasında titizlikle takip ediyor. İşlenen her cinayet, Komiser Tunç’u bu tarihi mirasın daha derin katmanlarına çekiyor ve onu, hem kurbanların hem…
Rıfat Behar’ın yayına hazırladığı Sergey Nikitiç Filippov’un “İstanbul Seyahatnamesi” adlı eseri, Yeditepe Yayınları tarafından Selim Yılmaz’ın çevirisiyle okuyucuyla buluştu. Bu çalışma, Rus toplumunun varlıklı kesiminden bir gazeteci ve yazar olan Filippov’un, 19. yüzyıl sonlarında İstanbul’a gerçekleştirdiği seyahatin gözlemlerini ve izlenimlerini aktarıyor. Seyahat, Karadeniz kıyısındaki liman kenti Odessa’dan kalkan bir yolcu gemisiyle başlıyor. Uzun ve yorucu bir deniz yolculuğunun ardından Boğaz’ın dingin sularına ulaşan Filippov, kadim şehre dair edindiği tecrübeleri kaleme alarak seyahatname literatürüne önemli bir katkı sağlıyor. Filippov’un Konstantinopolis’e dair anlatımı, Doğu’nun büyüleyici ve sürprizlerle dolu dünyasını sanatsal bir üslupla aktarıyor. Okuyucular, yazar eşliğinde Tarihî Yarımada’yı, Galata’yı, Pera’yı ve Prens…
Maurice Leblanc’ın kaleminden çıkan “Saat Sekizi Çaldı” adlı macera romanı, Selami İzzet Sedes’in başarılı çevirisiyle Elips Kitap etiketi altında okurların beğenisine sunuldu. Bu yeni baskı, gizem ve serüven dolu dünyasıyla edebiyatseverleri raflara davet ediyor. Eserin başkahramanı Prens Rénine, kendini sıradan bir serseri, bir macera tutkunu olarak tanımlasa da, aslında çok daha fazlasıdır. Olağanüstü zekası ve sezgisel yetenekleriyle her türlü karmaşık sırrı çözebilen bir karakterdir. Onun için hayat, sürekli bir arayış ve keşif yolculuğudur; en mütevazı ortamlarda bile saklı kalmış bir macerayı, bir gerçeği gün yüzüne çıkarma hevesiyle doludur. Rénine’in felsefesine göre, hayatın her köşesinde, hatta en sıradan görünen kişilerin hikayelerinde…
Yeşer Sarılyıldız’ın kaleme aldığı “Çınlayanlar” adlı eser, Düşbaz Yayınları aracılığıyla okurlarla buluştu. Bu distopik kurgu, yakın gelecekte insanlığın karşılaşabileceği potansiyel senaryoları mercek altına alıyor. Kitap, 2087 İklim Zirvesi gibi dönüm noktalarında yapay zeka temelli “geçici karar sistemlerinin” yönetimi devraldığı, insana ait iletişim ve idare becerilerinin tümüyle makinelere bırakıldığı bir dünyayı tasvir ediyor. Okuyucu, Sessizlik Amirleri tarafından gözetlenen ve her türlü sesin bastırıldığı bir toplumda, yine de yankılanan “çınlayanların” sesine tanıklık ediyor. İnsanların sokağa çıkmak için kendilerine atanacak günü beklemek zorunda kaldığı, hayatın renklerinin solduğu ve alternatif olarak sanal gerçeklik dünyalarına sığınıldığı bir gelecek sunuluyor. Kitap, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu…