Close Menu
    X (Twitter)
    Edebi Bülten
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    X (Twitter) Instagram
    TAKİP EDİN
    POPÜLER KATEGORİLER:
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    Edebi Bülten
    • Haber
    • Teknoloji
    • Kültür
    • İnceleme
    • Dosya
    • İletişim
    İnceleme

    Kafka’nın Sevgilisi Değil, Kendi Hikâyesinin Kahramanı: Milena

    1920’lerin Viyana’sı bugünkü gibi canlı, turistik bir kültür başkenti değildi.
    Efruz TezcanEfruz Tezcan12 Eylül 2025
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Eposta Telegram WhatsApp Kopyala

    I. Dünya Savaşı sonrasında çöken Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun ardından şehir adeta küllerinden bir hayalet gibi yükselmeye çalışıyordu. Açlık, yoksulluk, yakıt kıtlığı ve uzayıp giden ekmek kuyrukları… Erkekler ya cepheden dönerken ellerinde olmayan uzuvlarıyla savaşı taşıyordu, ya da yüzlerinde maskelerle eski hayatlarını arıyorlardı.

    Tam da bu karanlığın ortasında, çalkantılı bir evlilikte sıkışıp kalmış, 24 yaşında bir kadın vardı: Milena Jesenská. Bugün adı geçerken çoğu zaman yalnızca “Kafka’nın sevgilisi” olarak anılıyor. Ama aslında Milena, sadece Franz Kafka’nın duygusal tarihçesinde değil, Avrupa’nın karanlık yıllarında ahlaki bir pusula olarak da duruyordu. Onu tanımadan geçen her yıl, tarihin bir kadın daha unuttuğu yıl oldu.

    Benim onunla tanışmam ise neredeyse rastlantıydı.

    Bir Bursun Peşinden Başlayan Yolculuk

    2013 yılında, Londra’da yaşayan bir gazeteci olarak zor zamanlar geçiriyordum. Serbest yazarlıkla geçinmeye çalışıyor, çoğu gün neyin hikâye olup neyin sadece kendi hayatım olduğunu ayırt edemiyordum. Tam da o dönemde, Viyana’daki bir üniversitenin gazetecilere sunduğu bir araştırma bursuna denk geldim: Milena Jesenská Gazetecilik Bursu. Adını daha önce hiç duymamıştım. Ama araştırmaya başladıkça, önümde parça parça bir hayat belirmeye başladı ve o hayat beni ele geçirdi.

    Milena, yalnızca Kafka’nın mektuplarında hayal meyal görünen bir hayal değilmiş; o, hayal kurmayı bırakmayan bir kadının ta kendisiymiş.

    Kendi Hayatının Yazarı

    Prag doğumlu Milena, dönemin antisemitik baskılarına ve babasının zorlamalarına rağmen, Yahudi bankacı Ernst Pollak’a âşık olduğu için “akıl hastanesine” kapatılmıştı. O ise oradan kaçtı, evlendi, Viyana’ya taşındı. Fakat masal orada bitmedi. Pollak’ın metresi vardı. Milena, evde aç kalmamak için tren istasyonlarında valiz taşıdı. Ama kimliğini orada da yeniden yazmaya kararlıydı.

    Teyzesi Růžena Jesenská gibi yazmak istiyordu. Zaten Rilke’yle, Karel Čapek’le ve Kafka’yla aynı edebi çevrelerde bulunmuştu. Ve 1920 yılında Kafka’ya bir mektup yolladı: “The Stoker” adlı öyküsünü Çekçeye çevirmek istiyordu. Bu talep, yalnızca Kafka’nın ilk çevirmeni olmasını sağlamadı; aynı zamanda tarihe geçen bir mektup aşkının da fitilini ateşledi.

    Bugün Kafka’nın Milena’ya Mektuplar kitabı raflarda yerini almış durumda. Ancak orada yalnızca Kafka’nın sesi var. Milena’nın mektupları kayıp. Sanki bir kadın, kendi aşk hikâyesinde bile susmak zorundaymış gibi…

    Direnişin Sessiz Kahramanı

    Kafka’nın ölümünden sonra Milena susmadı. Kocasından ayrıldı. Gazeteciliğe devam etti. Faşizme karşı kalemiyle, sonra da cesaretiyle mücadele etti. Nazilerin Çekoslovakya’yı işgal ettiği dönemde, yasaklı yayınlarda yazdı, Yahudileri ve direnişçileri evinde sakladı, hatta eski kocasının bile kaçmasına yardım etti.

    Bu yüzden Gestapo tarafından tutuklandı. 1944’te Ravensbrück Toplama Kampı’nda hayatını kaybetti. Ve dünya onu büyük ölçüde unuttu.

    Benim Milena’ya Borcum

    Milena’nın hayatı üzerine araştırma yaparken beş kitap okudum, sayısız arşiv taradım, Viyana ve Prag’da izini sürdüm, biyografi yazarı Mary Hockaday ile bile görüştüm. Zamanla şunu fark ettim: Onun hakkında yazılan onca şeyin içinde kendi sesi yoktu. Milena hâlâ başkalarının kelimeleriyle tanımlanıyordu.

    Ve ben bunu değiştirmek istedim.

    Bu yüzden “Letters to Kafka” adlı romanımı kaleme aldım. Milena’nın ağzından yazılan bu kitap, ona kendi hikâyesini anlatma hakkını tanıyor. Hayali mektuplar aracılığıyla Kafka’ya olan aşkını, Viyana’daki mücadeleci yıllarını, Nazi sorgularını ve direniş günlerini onun gözünden anlatıyor.

    Roman iki zaman çizgisinde ilerliyor: Biri 1918-1925 arasındaki Viyana günleri, diğeri ise 1938 sonrasında Nazilerin işgal ettiği Çekoslovakya’da bir direnişçi olarak verdiği mücadele. Bu, Milena’nın sadece Kafka’nın kadını değil, kendi hayatının öznesi olduğunu gösterme çabası.

    Milena’yı Geri Çağırmak

    Bugün hâlâ birçok insan onun adını duymamış olabilir. Ama biliyorum ki Milena Jesenská, bizim hatırlamaya, anlatmaya ve ondan ilham almaya en çok ihtiyacımız olan kadınlardan biri. Onun hikâyesi, aşkın ötesinde bir cesaret, bir direniş ve bir özgürlük hikâyesidir.

    Franz Kafka bir zamanlar şöyle demiş:

    “Henüz var olmayan bir şeye tutkuyla inanarak onu var ederiz. Var olmayan, yeterince arzulanmamış olandır.”

    Ben, var olmayanı yazdım. Çünkü Milena’nın hikâyesi, yalnızca Kafka’nın mektuplarında gölgede kalacak kadar küçük değildi.

    Artık onu Kafka’nın sevgilisi olarak değil, Milena olarak hatırlayalım. Gazeteci, çevirmen, direnişçi, anne, mahkûm… Ve en önemlisi: kendi hayatının yazarı.

    Christine Estima, çev. Efruz Tezcan

    Haberlerimizi Google'da Takip Edin

    Gelişmelerden anında haberdar olun, Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin.

    Google'da Takip Et

    Efruz Tezcan

    GÖZ ATIN

    İnsan Doğmaz, İcat Edilir: Bir Ghost in the Shell Okuması

    18 Ocak 2026

    Cehennemin Ortasında Bir Sonat: Auschwitz Kadın Orkestrasının Hikâyesi

    17 Eylül 2025

    Pop Star’dan Oyunculuğa: Sosyal Psikolojinin Gölgesinde Perfect Blue

    29 Ağustos 2025
    Yanıt Yazın Cancel Reply

    Son Haberler

    Georgi Gospodinov’a 2026 Jean Monnet Avrupa Edebiyat Ödülü

    iPhone DUO Tanıtıldı! Türkiye’de Almak İçin Servet Gerekiyor!

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için adaylar kimler?

    Akademisyenlerin YouTube faaliyetlerine yasak!

    • HABER
    • TEKNOLOJİ
    • KÜLTÜR

    Georgi Gospodinov’a 2026 Jean Monnet Avrupa Edebiyat Ödülü

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü için adaylar kimler?

    Kitap üretiminde düşüş sürüyor: İlk 8 ayda 265 milyon kitap basıldı

    Can Yayınları’nın Eylül Seçkisinde Veronesi’den Cixous’ya Beş Yeni Kitap

    iPhone DUO Tanıtıldı! Türkiye’de Almak İçin Servet Gerekiyor!

    Akademisyenlerin YouTube faaliyetlerine yasak!

    GTA 6 İçin Türkçe Dil Desteği İddiası Gündemde

    iPhone 18 Pro Renk Seçenekleri Sızdırıldı

    CD’ler Geri mi Dönüyor? %50 Satışlar Arttı

    Hogwarts’a dönüş başlıyor: Harry Potter dizisinden ikinci resmi teaser yayınlandı

    Kapadokya planı mahkeme engeliyle karşılaştı, umut yeşerdi

    Spider-Man: Brand New Day, 2 milyar doları aşarak gişe tarihine geçti

    RSS beslemesi: Topluluk Başlıkları Topluluk Başlıkları
    • Güncel Kitap Kampanyaları
    • Tekrar Tekrar İzlediğiniz Diziler?
    • Çevirmenine güvenip aldığınız kitaplar var mı?
    • Şu Anda Hangi Kitabı Okuyorsunuz?
    • Android mi IOS mu?

    X (Twitter) Instagram
    • Hakkımızda
    • Gizlilik Politikası
    • Künye
    • SEO UYUMLU İÇERİK
    • Web Tasarım – Backlink
    2025 - Güncel edebiyat haberleri - Kitap Haberleri. Güncel edebiyat, sanat ve bilim içerikleri ile birlikte kültürü doğru adresten takip edin!
    tasarım: Aradigo 💜

    Arama yapmak için Enter tuşuna basın. Esc basarak kapatabilirsiniz